İnci’li internet bir başka

İnci Sözlük’ten haberiniz yoksa, bu yazıyı hiç okumayabilirsiniz. Zira okuduklarınız sonrasında karşınıza çıkacak olanlar sizi rahatsız edebilir.

İnci Sözlük, bir katılımsal sözlük (collaborative dictionary) çalışması; tıpkı memlekette meşhur olan Ekşi Sözlük ve uluslararası çapta üne kavuşmuş olan Urban Dictionary gibi. fakat İnci Sözlük insanlar daha “geniş takıldıkları” ve kullanılan dilin daha içten olduğu bir ortam. Her ne kadar bazı insanlar buna “alt benlik” gibi yakıştırmalar yapsa da, kendimiz belirli davranış kalıplarına sokmadığımızda veya sokmak zorunda hissetmediğimizde ortaya çıkan durum bundan farklı olmasa gerek. Bu nedenle İnci Sözlük ilk başta “Ekşi Sözlük’ün daha geniş bir benzeri” olarak nitelendirildi. Elbette bu durum hâlâ yüksek oranda geçerliliğini koruyor velâkin İnci Sözlük farklı bir oluşumu da beraberinde getiriyor.

İnci İnci söyle bana…

İnci’nin esas amacı olarak görülen “Ekşi Sözlük ile beraberinde yarattığı algı ve aktarım samimiyetsizliğine karşı duruş” ile ilgili güzel bir gözlemi aktarmadan İnci’nin şu anda geçerli olan esas yeteneğine geçiş yapmak istemedim.

işin özü inci sözlük kimsenin arka bahçesi değil, kimsenin çocukları da değil. küfürbaz, eğitimsiz, cahil kimseler olmadığı gibi internet aleminin anarşistleri de değil. birbirleriyle ve belki başkalarıyla da eğlenen insanlardan oluşuyor. biz kadar günahkar, biz kadar masum. ne ağır sosyolojik tespitleri hak eden ne de gözardı edilmesi gereken bir yer. kanaatimce ekşi sözlük’e klişelerini düşündürtmesi gereken, sevenlerinin eğlendiği sonu meçhul olan site. o yüzden keyfini çıkarın derim.

Bu yazının tamamını yine İnci Sözlük’te gördüm. Tamamını okumak için buraya tıklayabilirsiniz. Eh gördüğünüz üzere buradaki başlık bile küfürlü; velâkin bu bir alt benlik üst benlik çatışması, ahlâkî çöküntü veya toplumbilimsel bir felâket değil. Buranın genel olarak yayıncılık biçimi bu. Nasıl Ekşi Sözlük, alıntı yaptığım eleştiri yazısında olduğu gibi, insanları damıtık düşünceler sunmadıkları zaman insanları  bayağı olarak addedip yerin dibine sokma konusunda ciddi bir eğilime sahipse İnci de seviyenin yükselmesi durumunda rahatsız oluyor (ne kadarı kinaye ne kadarı ciddi, siz karar verin).

İnci sever!

İnci Sözlük, aynı zamanda, sürekli konuşulup nadiren işe yarar bir şeylerin yapıldığı toplumsal kitle iletişim (social media) araçlarına yeni bir soluk da getirdi. Her ne kadar kitle iletişim araçları İnci’den rahatsız ve yer yer onun kurbanı da olsa, bu İnci’nin de bir kitle iletişim aracı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Hatta toplumu aptal yerine koyan bazı olaylara müdahale ederek işi dışarıdan izleyenler için eğlenceli hâle getiriyorlar. Bazen de sadece eğlence olsun diye yapıyorlar elbette.

Artık iyiden iyiye internet tabanlı “flash mob” operasyonları da gerçekleştiren İnci’yi takip etmek bazen “yuh bu kadarına da…” dedirtse de genellikle eğlenceli. Özellikle meşhur bir şarkıcımızın klibinin oylandığı bir ankette “tanımıyorum kısmını işaretleyin” çalışmasında çok eğlenmiş, “Beyler yeni site var, ziyaret ediyoruz” gibi bir başlıkta cia.gov ile karşılaşınca bastığım kahkaha ile yeri göğü inletmiştim. Elbette Facebook’un çeviri açığını kullanıp yere göğe İnci yazılması başarısını da es geçmemek gerekiyor. Twitter açığından hiç bahsetmiyorum.

Kendisini geliştirmek için insanın yine kendi kötü yönlerini gözlemleyip, kendisine bir şeyler katabilmesi büyük erdem olsa gerek.

İnci’nin başarıları ve eğlencesi devam edecek. Elbette bu başarıyı “tu kaka ne başarısı o” diye itham edenler olacak. Toplumsal açıdan bakarsak, bize sürekli ezberletilen biçimiyle başarı altın madalyadır, vidanjörle mahalleyi kaka selinin almasına engel olmak değildir. İnci, ince ince uyarısını yapıyor. Dikkate almazsanız etrafı kaka seli götürürken altın madalyalarınızla çok fazla sevinemezsiniz.

Yok bizim ayıp ayıp yazılara bakamayız öyle, derseniz sizi, insanın kendisine karşı dürüstlüğünün en önemli erdemlerden birisi olduğunu sıkça anlatan Author paklar.

“İnci’li internet bir başka” konusu için 6 yorum var

  1. Alper Güçlü demiş ki:

    Yapılan şeyin sonuçları yanında (Sonuçları ya da sonuçlarının olmaması da ayrı bir problem) nasıl yapıldığı da önemli bence. Bu bağlamda incinin bendeki hal ve gidişat notu zayıf maalesef 🙂
    Bununla birlikte:

    1-) Tepkilerini sözde bırakmayarak birlikte hareket etmeleri ile etki yaratmaları (flash mob muydu?) belki diğer oluşumlardan daha hoş görünüyor. Ancak bu etkiler olumlu sonuçlar doğuruyor mu ona da bakmak lazım. Doğurmuyorsa boş bir eğlence olduğunu ve sadece yazmakla arasındaki farkın yapanlara verdiği haz olduğunu kabul edelim lütfen.

    2-) Eğlence kısmına yukarıda değindim hatta başarı kısmına da dokundurdum biraz ama asıl sıkıntının dikkatli bakarsanız 100 mesajdan birinin bir amacı olduğunu göreceksiniz. İnsanlaarın küfür ederek rahatlaması kendi bilecekleri bir şey ama bu kalitede bir kitlesel iletişimin küfürbaz,seviyesiz (kendileride kabul ediyor zaten), amaçsız (arada bir birilerini rahatsız etmek dışında) devamlılığı tek düzeliğe mahkum görünüyor.

    Yine de güzel yazın için teşekkürler zevkle okudum.

  2. Erhan Kahraman demiş ki:

    Tyler Durden sanal bir istila hedefleseydi, Kargaşa Projesi’nin(Project Mayhem) adı İnci Sözlük olurdu bence 🙂

    Biz de bir röportaj yaptık yetkili abilerden biriyle;

    http://www.scroll.com.tr/16144/inci-sozluk-roportaji

  3. Berkin Bozdoğan demiş ki:

    Teşekkürler Erhan. Röportaj İnci’nin sebebini, gidişini ve yaklaşımını çok iyi anlatıyor.

    Scroll’un bu çalışması için verdim şukunuzu… 🙂

  4. Anonim demiş ki:

    […] […]

  5. mutfuck demiş ki:

    iyi güzel de özet geç piç

  6. Nietzsche de Gülebilir demiş ki:

    Tam “Özet geç piç” demek üzereyken,
    kendiliğinden fona gelen müziğin ruhuma dokunması yazıyı okunabilir kıldı.
    Teşekkürler ! 🙂
    Sana puanım 9 kanka

Yorum Yapın