Posts Tagged ‘tib’

Tamamen kapatıyorlar da rahatlıyoruz!

Salı, 2011.05.03

 

Bir şekilde erişime engellenmiş internet sitelerinin sayısının sürekli arttığı zamanlarda “tamam ulan çekin fişini, herkes rahatlasın” kinayesi en çok başvurulan yöntemdi. Ne yalan diyeyim, iki buçuktan üçüncü dünya ülkesi olduğumuzu ispatlar şekilde oldu olacak kapatın rahatlayın diyenler arasındaydım. Bakıyorum da güç odaklarını elinde tutmaya meraklı her devlet yapısı gibi Türkiye’deki devlet de kitle iletişim araçlarını, toplumsal güç odaklarını kendi himayesine almaya başlıyor.

 


Olay nedir derseniz…

 

Telekomünikasyon Kurumu isminde bir merci internet erişim sağlayıcıları bağlayıcı bir filtre sansür mekanizmasını herkes için zorunlu tutuyor. Türkiye’deki internetin kara günü olacağı aşikâr olan 22 Ağustos tarihinde yürürlüğe girecek olan kurul kararlarına göre…

  • Her internet kullanıcısı kullandığı hattın çeşidine göre (Standart, Aile, Çocuk ve Yurtiçi) bir filtre seçiyor.
  • Seçilen filtrelere göre kara listelerdekiler haricindekiler, sadece beyaz listedekiler veya sadece yurt içindeki sitelere erişim sağlanabiliyor.
  • Standart filtrede teorik olarak engelleme yok ama yine devletin ve bu devlete tabi sapık vatandaşların müstehcen veya ucu bana dokunuyor (neyin ucu?!? neyse) bahanesiyle şikayet ettikleri sitelere yine erişim olamayacak.
  • İşin kötü tarafı, servis sağlayıcılara bu filtre mekanizmasını devlet tarafından sağlanan listelerle sürekli güncel tutma, filtreleri delme girişimlerini engelleme ve raporlama sorumluluğu gelecek.

 

Bizim dilimizden anlat arkadaşım derseniz…

 

Kısacası internetin musluğu devlete bırakılıyor ve Orta Çağ zihniyetinin saptırmalarına açık kalacak kadar geniş kanun maddeleri sayesinde (müstehcenlik ne arkadaşım?) bilgiye erişim özgürlüğü tehdit altında bırakılıyor. Maksat belli; bilgi güçtür ve her güç gibi devletin elinde olmalıdır. Diyanet gibi bir kurum nasıl hâlâ devlet himayesi altında izlemsel olarak kullanılıyorsa veri akışı da aynı biçimde kullanılmalıdır. “Çocuklarımız kötü etkileniyor, onları korumak için” gibi bahanelerle bunu savunacak kimseleri ne yapmalı, onu da konuşalım tabii.

 

Bütün bu olanlardan sonra bana gelip demokrasi (ilerisini hiç demeyin), insan hakları falan demeyin. Resmen 21. yüzyılda kendi kumumuzda oynuyoruz, diğer kumları da yasaklıyoruz.