Posts Tagged ‘nokia c7 inceleme’

Nokia C7’yle deneyimler

Çarşamba, 2011.06.01

 

Nokia’nın yeni ama hâlihazırda pabucu dama atılmış Symbian işletim sistemini kullanan telefonları bir bir kendisini gösteriyor. Elime Nokia’nın halkla ilişkiler ajansı tarafından ulaştırılan C7 modeliyle ilgili atıp tutarken aklınızın bir köşesinde kalmasını istediğim tek şey seneye ortalıkta Symbian adlı bir şey kalmadığında bu telefonların “Nokia’da böyle bir şeyler yapardı zamanında” demek için kullanabileceğimiz son dayanak noktaları olduğu.

 

 

Nokia C7 ile ilgili uzun uzun inceleme yazmayacağım (buraya tıklayıp teknik ayrıntılara ulaşabilirsiniz). Açıkçası Nokia’nın son modelleri arasında (E7, C7 vb) pek fark yok, arayüz hep aynı (haliyle) ve fark sadece biçim ve temel donanımsal özelliklerde ortaya çıkıyor. C7 modeli, bar tipi, dokunmatik ekranlı bir model. Etrafındaki tuşlar ses açma kapama ve tuş kilidi işlevi görüyorlar. Dokunmatik ekranın altında ise bir akıllı telefon klasiği olarak cevapla, çağrı sonlandır ve menü tuşu var.

 

Eskiyi unutun

 

Kullanım genel olarak kolay ama elinizle, daha eski bir telefondan geçiş yaparsanız, her tarafını muhteşem derecede algılayan kapasitif ekrana alışırken sürekli başka şeylere basmanız işten değil. Kullandığım 5800 ne kadar kötüymüş, bu telefon ne kadar iyiymiş diye bir süre sayıkladığımı hatırlıyorum. Ama AMOLED ekran fazlaca parlak olan renk üretimi ve titrek görünen aydınlatması nedeniyle biraz garip gelebilir. Alışması uzun sürüyor.

 

 

Tamam, flaşlı 8 MP kameraya lafım yok ama yanında 24 MP tam çerçeve SLR fotoğraf makinesi taşıyan birisi olduğumdan bu özelliği pek az kullandım (arada kroyum ama para bende mesajını da verdim sanırım, öhm neyse). Çözünürlük iyi velâkin telefon kameralarının genel sorunu olan renk kırılmalarını yaşıyorsunuz. Kameranın iki yanındaki hoparlörler de  başarılı. Ne kadar iyi derseniz, Nokia’nın birçok yeni modelinde olduğu gibi çevrenizdekileri net bir müzik yayınıyla rahatsız edebileceğiniz kadar.

 

 

Yeni telefonlarla ilgili olarak en sevdiğim kısım sanırım üzerlerindeki Micro USB yuvasının aynı zamanda şarj olmalarını sağlaması. Dolayısıyla bir kablo ve USB çıkışı olup da çalışan bir elektronik aygıt olması bu telefonu şarj etmeniz için yeterli. Tabii Micro USB özgür bir standart değil, o nedenle standart USB bağlantıları kadar kolay bulunur kablolara sahip değil. Olsun, artı puan artı puandır.

 

 

Depolama alanı seçeneği en beğendiğim kısım oldu diyebilirim. İşletim sisteminin çalıştığı küçük bir alan (C: diyelim, Windows alışkanlıkları) haricinde 8 GB yerleşik depolama alanı sunan C7’ye bir de (pili çıkartmanız gerekse de) microSD bellek kartı takabiliyorsunuz. Teorik olarak 40 GB’a kadar yolunuz var.

 

Kısaca…


Nokia’nın onu ilk tanıdığımız halindeki son demlerinde bir telefon arıyorsanız (o kadar duygusalsanız) veya Symbian tamamen ortadan kaybolmadan efsaneyi çalıştıran son ürünlerden birisini arıyorsanız Nokia C7 iyi bir telefon. Barındırdığı çoklu ortam özelliklerine çok methiye düzmeyeceğim; ama işlem gücü haricinde zaten sekiz sene önce de bu denli iyi ürünleri vardı. Yalnız dikkat edin, metal yüzey elden çok feci kayıyor; elinizde az önce bütün biçimde duran telefonun parçalarını yerden toplamanız hoş olmaz.