Posts Tagged ‘microsoft’

Microsoft Skype’ı ne yapar?

Salı, 2011.05.10

 

Bugünün popüler haberi Microsoft cephesinden geldi. 8,5 milyar dolar  karşılığında Skype artık Microsoft’un. Elbette Skype’a ilk yatırım yapan firma Microsoft değil. Zamanında eBay tarafından bünyeye katılan Skype ile çok fazla iş geliştirememiş olsa da sattığı yatırım fonlarının, üç sene sonra 2,75 milyar dolarlık şirketi üç katına başka deve satması konusunda  ne düşünüyor merak ediyorum.

 

 

İlk açıklamara göre Skype kendi hâlinde bağımsız bir Microsoft iştiraki olarak yaşayacak. Tabii benim bildiğim Microsoft, Live hizmetleri için de sadece altyapı değil, haricen bir hizmet olarak Skype’ı kullanacaktır. Bunu görmemek garip olur.

Elbette şu an ne desem işkembeden serbest atış kıvamında olacak, ama kısa vadede Live hesabıyla Skype hizmetine erişmenin mümkün hale getirilmesi kaçınılmaz görünüyor (kendimi bir an o muhteşem ilim ve irfanlarıyla halkı münevver eden fütüristler gibi hissettim, hehe). Bunun üzerine elbette görüntü ve ses iletim performansları konusunda ayrıntılı bir çalışma yapılıp Windows Live Messenger üzerinden Skype erişimi ve belki de görüşme sisteminin Skype altyapısına taşınması gündeme gelebilir.

 

Fantezinin sonu yok

 

Elbette bu kadarla yetinir mi yetinmez mi kesin konuşmak imkânsız. Bu kadar yaygın bir internet kullanıcısı ağına ve birçok ülkeye yayılmış karasal ağ çıkışına sahip olan Skype’a bir rakip üretmek yerine onu satın almak gibi akıllıca bir hareket yapan Microsoft’u kutlamak lazım. Fakat dikensiz gül diye bir şey yok, en basitinden yine yakın zamanda vuku bulan Nokia + Microsoft (hem WinMo hem Skype) toplamında mobil işletmecileri (sarsmayacak ama) etkileyebilecek bir şeyler olacaktır.

 

Her ne kadar VoIP işinin karasal hat ve mobil şebeke işletmecilerini çok süründürmediğini bilsek de yer yer yerel işletmecilerle anlaşmalar yapan Microsoft’un düşmanla anlaşma yapması ilerideki işleri nasıl etkiler tahmin etmek zor. Gerçi konu Microsoft olunca iletişim devlerinin bile ağzını aşıp bir şey demesine ihtimal vermiyorum. Hatta cepten yapılacak VoIP bağlantıları için daha farklı hizmetler bile ortaya çıkartılabilir. Dedim ya, fantezinin sonu yok; belki de çekirdeklerini çıkartır, reçel yapar.

 

 

 

Microsoft, yaz saati saçmalığı hakkında açıklama yaptı

Çarşamba, 2011.03.23

 

Cepte olsun bilgisayarda olsun her türlü işletim sistemi ülkelerdeki yaz saati uygulamalarını bilir ve buna göre zamanı kendiliğinden ayarlar. Tabii burası Türkiye, yok öyle! Birileri çıkar yaz saatinin uygulanacağı güne sınav koyar, herkesin aklı şaşar.

Ülkemizde bu hafta sonu yapılacak YGS’yi bile bile yaz saati uygulamasının başlayacağı güne denk getiren siyasi idareye ne desek elbette az kalacaktır. Neyse terbiyemizi bozmadan cem-i cümlesine hayırlı işler diliyoruz. Peki cepten bilgisayar tüm işletim sistemlerimizde bu durum nasıl sıkıntılara sebep olacak? Açıkçası bunu kestirmek güç ama yaşanacak karmaşaya karşı Microsoft, Windows tarafında ne yapabileceğinizle ilgili bir açıklamada bulundu.

Geçici önlemler paketi

Bununla ilgili acil bir yama yayınlanır diye bekliyordum ama akıl ve fikir sahibi Microsoft benden daha mantıklı düşünüp konunun oyuncak haline getirilemeyecek bir mesele olduğunu vurgularcasına sadece bir öneri yayınlamakla yetindi. Düzeltme: Microsoft konuyla ilgili tercihe bağlı bir yama da yayınlayacak ama bu yamanın yükleme zorunluluğu olmayacağından ayrıntılı bir açıklama da yaptı:

10 Mart 2011 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 2011/1474 Sayılı Bakanlar Kurulu kararına göre 2011 yılının yaz saati uygulaması, Türkiye’de 27 Mart 2011 Pazar gününü 28 Mart 2011 Pazartesi’ne bağlayan gece saat 03.00’ten itibaren saatlerin 1 saat ileri alınarak yapılması ile gerçekleştirilecektir.

Dolayısıyla dünya genelinde 26 Mart 2011 Cumartesi gününü 27 Mart 2011 Pazar gününe bağlayan gece saat 03:00’de yapılması planlanan saatlerin 1 saat ileri alınması işlemi bir gün ertelenmiştir.

Microsoft olarak, Windows 7, Windows Vista istemci işletim sistemleri ile Windows Server 2008 ve Windows Server 2008 R2 sunucu işletim sistemleri için çözüm önerileri hazırlamış bulunuyoruz.

Microsoft’un girizgâhını bu şekilde yaptığı öneriler için hazırlanan sayfada yazının devamını bulabilirsiniz. Öyle memlekete böyle çözüm şeklinde değerlendirilebilecek açıklama aslında pek bir şeyi çözmüyor yama ile işi otomatik olarak halledebilirsiniz.. Görünüşe göre en kötü ihtimalle bir iş günümüzü olduğundan farklı yaşayacağız.

 

Not: İş ve baş ağrısının yanında sunulan çözümleri yarım gözle okuyunca hata yapmam kaçınılmaz olmuş. Düzeltme için Barış Nevres’e teşekkürler.

Çanlar Nokia için çalıyor

Pazartesi, 2011.02.14

Tam olarak ne yapmaya çalıştıklarını anlamak güç de olsa kendisinin bir internet şirketi olduğunu iddia etmeye başlayan, esas parasını donanımdan kazanan ve hasbelkader en uzun süre belirli standartlar dahilinde kullanıcı ve geliştiricilerin gözdesi olmuş bir işletim sistemini yazan şirket olarak bir kişilik bunalımı yaşanması Nokia için kaçınılmazdı. Elbette bu durumu geçen sene sorsanız ben bile lafı buradan açmazdım ve şurada gevelediklerime benzer şeyler söylerdim. Fakat Nokia’nın son çılgınlığı ipsiz bungee jumping yapmaya benziyor.

Olli-Pekka Kallasvuo‘nun yerine Microsoft’tan gelen CEO’nun Nokia’da ciddi bir şeyler değiştireceğini tahmin etmemek garip olurdu. Velâkin geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen CEO değişimi sonrasında şu sıralarda gün yüzüne çıkan gelişmeler biraz kafa karışıklığı, üzüntü/sevinç ve “ne olacak bu Nokia’nın hâli” vaziyetlerini üretmeye başlamış durumda.

Soğuk sularda son durumlar

Nokia ve Microsoft tarafından yapılan bir açıklamada (kendi tarzımla özetlemem gerekirse, ki gerekir) Symbian’ın pabucunun dama atıldığı, MeeGo’nun ipinin çekildiği, bundan sonra Windows Mobile 7 ile başlayarak Nokia telefonlarının Microsoft ile ortaklaşa oluşturulacak WinMo temelli bir platformda sunulacağı, üvey evlat muamelesi göreceğinin söylendiği Symbian işletim sistemiyle üç beş tane daha telefon satılacağını ve bu platformu lisanslamaya devam edeceklerini belirten firmalar kır düğününü ve halay çekme kısmını Mobile World Congress‘e bırakarak ortamdan ayrıldılar.

Fotoğraf: gsmarena.com

Görünüşe göre, ihtirası sağır sultan tarafından bile duyulmuş olan Steve Ballmer‘ın “Nokia’yı alın!” cümlesinden sonraki en iyi ikinci (yine de gayet iyi, yanlış anlamayın) senaryo sahneye konmuş, destekçilerini kaybeden Windows Mobile, yeni .Net geliştirme ortamının yeteneklerini geniş geniş değerlendirebileceği bir üreticiyle kazan-az kazan dengesine kurulu bir ilişkiye başlamış vaziyette. Ne diyelim, tebrikler. Hisse almadan da firma ele geçirilebiliyormuş.

Ne içiyorlarsa bana da…

Zamanında iki adet basılı derginin yayın yönetmeni birbirilerine kim daha çok satıyor diye spor amaçlı sataşırken gündemde uzun süre kalan ve haklı bir şöhrete sahip olan “bu yazıyı yazarken ne içiyorsa bana da göndersin” kalıbı yerli yersiz tekrar aklıma geliyor. Nokia yönetimi böyle bir karar alırken elbette Symbian stratejisinde yapılan hataların cezasını Kallasvuo’ya kesmiş, yerine başkasını getirmişti. Yeni gelen Elop önderliğindeki yönetimin Symbian’da kaçırılan fırsatları Windows Mobile ile sıfırdan kovalanacak fırsatlara çevirmesi büyük bir meziyet değil. Şu noktadan sonra Windows Mobile’ın Exchange Server için servet ödemeyen kurumlar tarafından da “donanım üzerine fazladan birkaç yetenek ekleyecek” niteliğe ulaşmasını (belki BlackBerry örneği kısmen geçerli olabilir) ve günü kurtarmak yerine uzun vadeli ve birbirini izleyerek yazılımsal mirası sürekli geliştirebilecek standartlarda bir platforma dönmesini ummaktan başka çare yok.

Unutmadan, Nokia zamanında satın aldığı Trolltech firmasının geliştirdiği Qt kütüphanelerinin turşusunu kurmayacaksa bir zahmet kamuya açsın. En azından KDE geliştiricileri çift lisans modeli yerine tamamen GNU GPL lisansıyla psikolojik olarak biraz daha rahatlar.

WinMo, Symbian ve ötesi

Salı, 2009.11.03

Girenin çıkanın hesabını en ayrıntılı yaptığımız yer cebimizdir. Cep telefonumuzun veya taşınabilir internet aygıtımızın (artık adına ne diyorsanız ondan) işletim sisteminin ne olduğu ve ileride ne olacağı üzerine konuşmamız gerekiyor. Çok ciddiyim.

winmo6_5En güncel Windows Mobile görüntüleri. Bu arayüzün bedeli ağır olabilir.

Cep telefonlarındaki işletim sistemleri, akıllanan avuç içi aygıtların artmasını sağlarken en minik aygıtlara bile bize yardım edebilecek yetenekler sağladı. Özellikle de internet üzerinden çalışan hizmetlerde sınır tanımaz olduk. Piyasayı taşıyanlar ise Microsoft’un Windows Mobile’ı ve Nokia’nın çoğunluğuna sahip olduğu Symbian. iPhone demeyin, iPhone çok küçük bir pazar payına sahip; zira 300-400 liraya satılan ürünlerde bile Symbian veya WinMo görmek mümkünken iPhone’un fiyatı onu ayrı bir sınıfa taşıyor. Evet çok satıyor ama üzerine, ürünü kırmadan kendi yazılımınızı yükleyebileceğiniz şeylerden bahsediyoruz.

ipaq514voicemessengerHP iPaq 514 Voice Messenger: Sudan ucuz WinMo Smartphone.

Genel bir değerlendirme yapacak olursa, Symbian’ın uygulama bolluğu ve uyumluluğu konusunda başarılı olduğunu, Microsoft’un Windows Mobile işletim sistemi ise var olan Windows temelli sistemlerle işlevsel olarak bütünleşme konusunda ileri bir düzeyde varlığını sürdürdüğünü söyleyebiliriz. Elbette Microsoft tarafından sunulan bütünleşme kolaylığı tamamen marka bağımlı izlemler uygulayan kişi ve kurumlar tarafından çok iyi biçimde kullanılabilirken Nokia, açık platformu sayesinde her türlü alanda kendisini gösteriyor. Aynı zamanda işin performans kısmını son kullanıcı açısından değerlendirdiğimizde ciddi bir üstünlük ortaya çıkıyor.

Windows: Güçlü ve zayıf yönler

Microsoft’un Windows Mobile işletim sistemi kullanıcılara alışıldık bir arayüz ve masaüstünde kullanılan sistemle iyi bir eşitleme imkanı sunuyor. Tabii burada başka eşitleme tekniklerinin çok da iyi çalışmayabileceğini düşünebiliriz. Örneğin, aslında standart olması gereken VCF dosyalarını herhangi bir Symbian telefondan Outlook veya Windows’lu cep telefonuna atmaya çalışırsanız dosyalardaki dil UTF-8 olmasına rağmen karakter bozulmaları göreceksiniz. Bu çok rahatsız edici bir durum.

Windows Mobile’da en büyük sıkıntılardan bir diğeri ise donanımsal yapı. Eğer Smartphone sistemini kullanan değil bildiğimiz tam WinMo deneyimini yaşamak istiyorsanız pil çok hızlı bittiğini görecek, hayatı pil doldurma beşiğinde (cradle) yaşadığınızı fark edeceksiniz. Bunun nedeni, WinMo kullanan ürünlerin bilgisayarlardan tanıdığımız bellek (RAM) sistemini kullanıyor olması. Bu sebeple pil sürekli olarak hızlıca boşalıyor ve bunu benzer seviyedeki farklı sisteme sahip telefonlara göre daha da hızlı biçimde yapıyor.

armkurucuekipARM şirketinin kurucu ekibi. Poz biraz dizi ekibine benziyor.

Donanımsal sorunlardan birisi de genellikle WinMo için üst seviye işlemcilerin tercih edilmesi. ARM işlemcilere uygun şekilde üretilen WinCE’den bu yana bu pek değişmedi.Sadece frekansa bakıp aldanmayın, zira farklı üreticilerden gelen benzer performansa sahip ama farklı mimariler sebebiyle ayrı frekanslarda çalışan işlemciler mevcut. Önemli olan performans ve pil ömrü değerlerinin işi çizelgeye vurduğunuzda ters yönde hareket ettiği gerçeği.

Symbian’da işler nasıl yürüyor?

Bütün bu WinMo sıkıntısına Symbian’ın cevabı, RAM gibi kullanılan flash bellek benzeri yongalar ve daha kararında kullanılan işlemciler. Symbian, herhangi bir masaüstü sisteme benzeme veya benzer bir yapılanma kullanma zorunluluğuna sahip olmadığı için bu alanda öne çıkıyor.

nokia5800xpressmusic

Symbian’ın geniş ekran için değiştirilmiş biçimdeki alışıldık
S60 sistemi en son 5800’da kendisini gösterdi.

Zamanında Nokia 5800 Xpressmusic için yapılan odak topluluk (focus group) çalışmasında, Nokia’nın kendi ağzından bu telefonda en iyi işlemciyi değil, bu tür telefonlara göre oldukça mütevazı bir işlemcinin kullanıldığını öğrenmiştim. Şimdi işlemcinin tam modelini hatırlamıyorum, ama 5800 Xpressmusic’in zamanının Nokia’lar içinde kullanılan en güçlü işlemcileri barındıran N95 8 GB ve E90 Communicator’dan daha aşağı bir çoklu ortam desteği sağlamadığını söylemeliyim. Nasıl olduğunu işin uzmanları daha iyi açıklayabilir ama bir şekilde Nokia ve Symbian kullanan üreticiler donanımsal olarak aynı temelde buluşmasa da yüksek ölçüde uyumlu yazılımları kullanabiliyorlar.

Maemo durmaz çağlar!

Şimdi Nokia’yı sürekli Symbian’ın tek sahibiymiş gibi anıyor olmam bana kötü gözle bakılmasına sebep olabilir ama gerçekçi olalım: En yüksek kullanım ve en yüksek hisse oranı, Symbian’ın kaderini Nokia’nın tayin etmesini kaçınılmaz hale getiriyor. Şimdi bir koltukta iki karpuz dönemi de başlıyor. Zira Nokia Symbian’ın yanında Maemo konusunda da adımlar atıyor.

maemo2008Maemo’nun açılış sayfası. Düzenlenebilir programcıklara dikkat.

Maemo dediğimiz şey, Nokia’nın bir GNU/Linux uyarlaması ve taşınabilir internet aygıtları (PID) için özelleştirilmiş bir çekirdek üzerinde geçtiğimiz yıllarda satın aldığı ve en yeni telefonlarında da Symbian içinde değerlendirdiği Qt kütüphanelerini çalıştırarak yüksek görsel ve işlevsel deneyim hedefleyen bir işletim sistemi. Uzun bir cümle oldu ama bir solukta ne olduğunu anlatmak istedim.

Maemo ile önümüzdeki yıllarda Symbian’ın konumlandırması konusunda da çeşitli değişimler olması mümkün. Şimdilerde Nokia’nın Symbian destekli S60 sistemi, ucuz seride S40 olarak vücuda geliyor ve telefonlar işletim sistemi niteliklerini kaybetmeye başlayarak Java üzerinden bazı yazılımlar çalıştırmaya başlıyorlar.

nokian97Ama N97, Symbian kullanmıyor muydu, demeyin.
Programcık mantığının arkasında Maemo’da da kullanılan Qt var.

Maemo’nun yeterince gelişmesiyle birlikte S40’ın yerini alacak olan Symbian, en tepe olarak yerleşecek gelişmiş aygıtlar haricinde tüm ürünlerde kendisini gösterebilir. Açıkçası işlevsiz, sadece kısa mesaj ve arama işlevlerine sahip ürünlerin iyice azınlığa düşmesi çok da kötü değil, özellikle de artık yıllar içinde epey olgunlaşmış bir Symbian daha çok kişiyle tanışacaksa.

Windows 7’yi tanıdık, evet

Perşembe, 2009.10.22

ABD ile aynı anda yapılan bir tanıtımla (orada sabah, bizde akşam) Windows 7’yi idrak ettik. Sunumda ana görevi oynayan Alper Mestçi’nin sahnesi aslında çok iyidir ama maalesef teknoloji basınından oluşan topluluğa çok basit özellikleri anlattılar. Bu beni biraz rahatsız etti. Ama ilgi çeken noktalar yok muydu? Elbette vardı.

Windows 7’nin Media Center özelliği ülkemizdeki bazı canlı yayınlara  anında erişmenizi sağlıyor. Hatta isterseniz ücreti karşılığında veya bazı ücretsiz filmleri de internet üzerinden kendi bilgisayarınıza akıtabiliyorsunuz. Yani bizi karşılayan şey yalın bir Windows 7 deneyimi değil, yerelleştirilmiş ve özel olarak ayarlanmış bir çoklu ortam yetkinliği. Bu konuda Microsoft’a tebriklerimi iletiyorum. Tanıtımın ardından yaptığım ayaküstü sohbetlerde, daha da fazla akıcı içeriğin (Türkçe bilmeyenler için, streaming conent) yolda olduğunu öğrendim.

Deney kimi 7?

Deney 7’yi tabii ki bir bayan olmadığı için Oğuz Uslu kazanamadı. Ayaküstü geyik yapma fırsatı bulduk ama çok da ayrıntıları konuşmadık. Umarım Oğuz ve yine eski Ada Online oyunu ekibinden Doruk’la da birlikte Cumartesi günü kahvaltıda bir araya geleceğiz. Bu gençlerin anlatacakları çok şeyi olmalı.

Windows 7 bu akşam tanıtılıyor

Perşembe, 2009.10.22

Microsoft’un en yeni işletim sistemi olan Windows 7, Türkiye’de resmî olarak bu akşam saat 7’yi 7 geçe, Otto Santral’de yapılacak bir toplantıyla tanıtılacak. Ben de ortamda bulunacağım, kambersiz düğün olmaz.

Windows 7’yi çok uzun süre kullanmadım ama eminim ki çıkışında “çıkışta en sorunsuz Windows” unvanını kolayca alacaktır. Beta ve sürüm adayı (release candidate) dönemlerinin uzun olması bende bu kanıyı oluşturan şey olarak kayıtlara geçebilir. Tabii ezberden konuşmamam gerekiyor, bekleyeceğiz göreceğiz.

Bir taraftan da Deney 7 isimli garip etkinlikten arkadaşım Oğuz Uslu’nun galip çıkmasını umuyorum. Bakalım, sonuçları orada göreceğiz.

Akşam olay yerinden bildireceğim.