<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Teknolo氣.com</title>
	<atom:link href="http://teknoloki.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://teknoloki.com</link>
	<description>Berkin Bozdoğan&#039;ın teknoloji güncesi.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Aug 2010 18:51:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>YouTube nihayet açıldı mı?</title>
		<link>http://teknoloki.com/202-youtube-nihayet-acildi-mi.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/202-youtube-nihayet-acildi-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 18:51:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[hakaret]]></category>
		<category><![CDATA[mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[video paylaşım sitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yasak]]></category>
		<category><![CDATA[youtube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=202</guid>
		<description><![CDATA[Şu sıralarda herhangi bir vekil sunucu kullanmadan, sadece farklı DNS kullanarak YouTube&#8217;a erişebiliyorum. Bu durum hem TTNet kullanılan iş yerimde hem de 3G hizmeti aldığım Vodafone üzerinden hem de az önce denettiğim bir arkadaşımın hizmet sağlayıcısı üzerinden sınandı. Sonuç: görünüşe göre YouTube için IP engellemesi şu an için mevcut değil. Belki de durum geçicidir; fakat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şu sıralarda herhangi bir vekil sunucu kullanmadan, sadece <strong>farklı DNS kullanarak</strong> YouTube&#8217;a erişebiliyorum. Bu durum hem TTNet kullanılan iş yerimde hem de 3G hizmeti aldığım Vodafone üzerinden hem de az önce denettiğim bir arkadaşımın hizmet sağlayıcısı üzerinden sınandı. Sonuç: görünüşe göre <strong>YouTube için IP engellemesi şu an için mevcut değil</strong>.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/08/youtube_logo_5001.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-216" title="youtube_logo_500" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/08/youtube_logo_5001.jpg" alt="" width="500" height="274" /></a></p>
<p>Belki de durum geçicidir; fakat gün boyu YouTube&#8217;a farklı hizmet sağlayıcılarla erişilebildiğini görmüş olduk. Bakalım bu durum ne kadar daha devam edecek ve resmî bir açıklama gelecek mi?</p>
<p>氣</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/202-youtube-nihayet-acildi-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BlackBerry&#8217;nin derdi ne?</title>
		<link>http://teknoloki.com/200-blackberrynin-derdi-ne.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/200-blackberrynin-derdi-ne.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Aug 2010 10:56:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı telefon]]></category>
		<category><![CDATA[blackberry]]></category>
		<category><![CDATA[gpg]]></category>
		<category><![CDATA[kanada]]></category>
		<category><![CDATA[pgp]]></category>
		<category><![CDATA[research in motion]]></category>
		<category><![CDATA[rim]]></category>
		<category><![CDATA[şifreleme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=200</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda iki Körfez ülkesinin Research In Motion&#8216;un akıllı telefon sistemi BlackBerry&#8217;ye karşı başlattığı bazı hizmetleri engelleme girişimleri &#8220;sıra kimde&#8221; sorusunu akıllara getirirken bunun sıradan bir devlet rahatsızlığı olmadığı kanısında olanlar da &#8220;neden&#8221; diye sormaya başlamış durumda. BlackBerry cihazları özellikle kurumsal kullanım için tasarlanmış, son derece güvenli veri iletişim teknolojilerine sahip biçimde şirketlerin saha elemanlarıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda iki Körfez ülkesinin <a href="http://www.rim.com/" target="_blank">Research In Motion</a>&#8216;un akıllı telefon sistemi BlackBerry&#8217;ye karşı başlattığı bazı hizmetleri engelleme girişimleri &#8220;sıra kimde&#8221; sorusunu akıllara getirirken bunun sıradan bir devlet rahatsızlığı olmadığı kanısında olanlar da &#8220;neden&#8221; diye sormaya başlamış durumda.</p>
<p>BlackBerry cihazları özellikle kurumsal kullanım için tasarlanmış, son derece güvenli veri iletişim teknolojilerine sahip biçimde şirketlerin saha elemanlarıyla iletişimde kalmasını, kendi şirket ağları, e-posta sistemleri ve bilgi paylaşım mekanizmalarına kolayca iletişimde kalacak şekilde kullanmalarını sağlayan ürünler olarak eşsizler. Eğer BlackBerry sistemlerini hakkını verecek şekilde kullanacak altyapınız yoksa gerçekten BlackBerry kullanıyor sayılmazsınız; zira bu akıllı telefonların uzaktan yönetilebilirlikleri ve güvenlik sistemleri tamamen üst seviye kurumsal pazara hitap ediyor. Elbette bunlar şahsi kanaatim; sadece e-posta için de kullanan yok mudur? Vardır.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/08/blackberry_pearl.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-205" title="blackberry_pearl" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/08/blackberry_pearl.jpg" alt="" width="450" height="252" /></a></p>
<p><strong>Fazla güvenlik zararlı</strong></p>
<p>Her yerel yönetim gibi Türkiye&#8217;de de BlackBerry&#8217;nin korunaklı yapısı devlet organları tarafından &#8220;ulan ne oluyoruz?!?&#8221; nidalarıyla incelemeye alındı. Zira, bu telefonlar üzerinden aktarılan veriler, varacağı yere gidene kadar (<em>basitleştirilmiş tanım </em><strong> <img src='http://teknoloki.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </strong><em> </em>) takip edilemiyor. Yani, siz bireysel bir kullanıcıysanız bile gönderdiğiniz veri <strong>Research In Motion</strong>&#8216;un Kanada&#8217;daki merkezleri üzerinden internete çıkacağı ve oradan denize dökü&#8230; öhm&#8230; ilgili yere ulaşacağı için kendi memleketiniz sınırlarında takip edilemiyor.</p>
<p><strong>İsteyen nasıl izliyor?</strong></p>
<p>Elbette böylesine bir güvenlik devletler tarafından aşılmaz değil. Her türlü kişisel mahremiyetinizi ayaklar altına almaya meraklı olan devletler Research In Motion ile anlaşmalara vararak ilgili ülkeden <strong>Kanada</strong> semalarına doğru ilerleyen veri paketlerini ulaştıkları noktada kendi istedikleri biçimde denetlemenin yolunu RIM ile anlaşarak bulabiliyorlar. Türkiye&#8217;de <a href="http://www.tk.gov.tr/" target="_blank">TK</a> tarafından yapılan araştırma da bu konuları kapsar nitelikteydi. Körfez ülkelerinden farklı olarak (<em>artık ne talep ettilerse alamadılar ki kullanıma kısıtlama getirdiler</em>) Türkiye&#8217;de kullanımda bir sıkıntı yaşanmayacağı; fakat resmî olarak takip edildiğimizi bilerek kullanmaya devam edebileceğimizi söyleyebilirim.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/08/blackberry_buttons_closeup.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-206" title="blackberry_buttons_closeup" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/08/blackberry_buttons_closeup.jpg" alt="" width="500" height="150" /></a></p>
<p><strong>İşin diğer tarafı</strong></p>
<p>Elbette güvenlikle ilgili arka planda kalan bir sorun var: Sizin gizli dediğiniz bilgilerin doğrudan başka ülkeye taşınması. Bu da kendisini güvende hisseden firmalar için bir başka tehdit durumunda. Zira bir kere denetimden çıkan verinin kimin tarafından izlendiği hakkında çok fazla bilginiz olamayacağına bahse girerim.</p>
<p>Sıradan e-posta sistemleri de bu tür izlemelere açık; fakat BlackBerry sisteminin yarattığı güvenlik ve gizlilik hissinin bir yanılsamadan ibaret olduğu gerçeği herkesçe malum değilse daha büyük sorunlarımız var demektir. Yakında <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/GNU_Privacy_Guard">GPG ve benzer sistemlerin kullanımı</a> konusunda da yasaklar havalarda uçuşursa çok fazla şaşırmayın.</p>
<p>氣</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/200-blackberrynin-derdi-ne.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnci&#8217;li internet bir başka</title>
		<link>http://teknoloki.com/189-incili-internet-bir-baska.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/189-incili-internet-bir-baska.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2010 07:19:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=189</guid>
		<description><![CDATA[İnci Sözlük&#8217;ten haberiniz yoksa, bu yazıyı hiç okumayabilirsiniz. Zira okuduklarınız sonrasında karşınıza çıkacak olanlar sizi rahatsız edebilir. İnci Sözlük, bir katılımsal sözlük (collaborative dictionary) çalışması; tıpkı memlekette meşhur olan Ekşi Sözlük ve uluslararası çapta üne kavuşmuş olan Urban Dictionary gibi. fakat İnci Sözlük insanlar daha &#8220;geniş takıldıkları&#8221; ve kullanılan dilin daha içten olduğu bir ortam. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnci Sözlük&#8217;ten haberiniz yoksa, bu yazıyı hiç okumayabilirsiniz. Zira okuduklarınız sonrasında karşınıza çıkacak olanlar sizi rahatsız edebilir.</p>
<p>İnci Sözlük, bir katılımsal sözlük (<em>collaborative dictionary</em>) çalışması; tıpkı memlekette meşhur olan <strong>Ekşi Sözlük</strong> ve uluslararası çapta üne kavuşmuş olan<strong> Urban Dictionary</strong> gibi. fakat İnci Sözlük insanlar daha &#8220;geniş takıldıkları&#8221; ve kullanılan dilin daha içten olduğu bir ortam. Her ne kadar bazı insanlar buna &#8220;alt benlik&#8221; gibi yakıştırmalar yapsa da, kendimiz belirli davranış kalıplarına sokmadığımızda veya sokmak zorunda hissetmediğimizde ortaya çıkan durum bundan farklı olmasa gerek. Bu nedenle <strong>İnci Sözlük</strong> ilk başta &#8220;Ekşi Sözlük&#8217;ün daha <strong>geniş </strong>bir benzeri&#8221; olarak nitelendirildi. Elbette bu durum hâlâ yüksek oranda geçerliliğini koruyor velâkin İnci Sözlük farklı bir oluşumu da beraberinde getiriyor.</p>
<p><a href="http://inci.sozlukspot.com" target="_blank"><img class="aligncenter size-full wp-image-194" title="inci" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/07/inci.png" alt="" width="200" height="50" /></a></p>
<p><strong>İnci İnci söyle bana&#8230;</strong></p>
<p>İnci&#8217;nin esas amacı olarak görülen &#8220;Ekşi Sözlük ile beraberinde yarattığı algı ve aktarım samimiyetsizliğine karşı duruş&#8221; ile ilgili güzel bir gözlemi aktarmadan İnci&#8217;nin şu anda geçerli olan esas yeteneğine geçiş yapmak istemedim.</p>
<blockquote><p><em>işin özü inci sözlük kimsenin arka bahçesi değil, kimsenin çocukları da  değil. küfürbaz, eğitimsiz, cahil kimseler olmadığı gibi internet  aleminin anarşistleri de değil. birbirleriyle ve belki başkalarıyla da  eğlenen insanlardan oluşuyor. biz kadar günahkar, biz kadar masum. ne  ağır sosyolojik tespitleri hak eden ne de gözardı edilmesi gereken  bir yer. kanaatimce ekşi sözlük&#8217;e klişelerini düşündürtmesi gereken,  sevenlerinin eğlendiği sonu meçhul olan site. o yüzden keyfini çıkarın  derim.</em></p></blockquote>
<p>Bu yazının tamamını yine İnci Sözlük&#8217;te gördüm. <a href="http://inci.sozlukspot.com/e/9283003/" target="_blank">Tamamını okumak için buraya tıklayabilirsiniz</a>. Eh gördüğünüz üzere buradaki başlık bile küfürlü; velâkin bu bir alt benlik üst benlik çatışması, ahlâkî çöküntü veya toplumbilimsel bir felâket değil. Buranın genel olarak yayıncılık biçimi bu. Nasıl Ekşi Sözlük, alıntı yaptığım eleştiri yazısında olduğu gibi, insanları damıtık düşünceler sunmadıkları zaman insanları  bayağı olarak addedip yerin dibine sokma konusunda ciddi bir eğilime sahipse İnci de seviyenin yükselmesi durumunda rahatsız oluyor (<em>ne kadarı kinaye ne kadarı ciddi, siz karar verin</em>).</p>
<p><strong>İnci sever!</strong></p>
<p>İnci Sözlük, aynı zamanda, sürekli konuşulup nadiren işe yarar bir şeylerin yapıldığı toplumsal kitle iletişim (<em>social media</em>) araçlarına yeni bir soluk da getirdi. Her ne kadar kitle iletişim araçları İnci&#8217;den rahatsız ve yer yer onun kurbanı da olsa, bu İnci&#8217;nin de bir kitle iletişim aracı olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Hatta toplumu aptal yerine koyan bazı olaylara müdahale ederek işi dışarıdan izleyenler için eğlenceli hâle getiriyorlar. Bazen de sadece eğlence olsun diye yapıyorlar elbette.</p>
<p>Artık iyiden iyiye internet tabanlı &#8220;flash mob&#8221; operasyonları da gerçekleştiren İnci&#8217;yi takip etmek bazen &#8220;yuh bu kadarına da&#8230;&#8221; dedirtse de genellikle eğlenceli. Özellikle meşhur bir şarkıcımızın klibinin oylandığı bir ankette &#8220;tanımıyorum kısmını işaretleyin&#8221; çalışmasında çok eğlenmiş, &#8220;Beyler yeni site var, ziyaret ediyoruz&#8221; gibi bir başlıkta <strong>cia.gov</strong> ile karşılaşınca bastığım kahkaha ile yeri göğü inletmiştim. Elbette <strong>Facebook&#8217;un çeviri açığını</strong> kullanıp <strong>yere göğe İnci yazılması</strong> başarısını da es geçmemek gerekiyor. <strong>Twitter</strong> açığından hiç bahsetmiyorum.</p>
<blockquote><p><em>Kendisini geliştirmek için insanın yine kendi kötü yönlerini gözlemleyip, kendisine bir şeyler katabilmesi büyük erdem olsa gerek.</em></p></blockquote>
<p>İnci&#8217;nin başarıları ve eğlencesi devam edecek. Elbette bu başarıyı &#8220;tu kaka ne başarısı o&#8221; diye itham edenler olacak. Toplumsal açıdan bakarsak, bize sürekli ezberletilen biçimiyle başarı altın madalyadır, vidanjörle mahalleyi kaka selinin almasına engel olmak değildir. İnci, ince ince uyarısını yapıyor. Dikkate almazsanız etrafı kaka seli götürürken altın madalyalarınızla çok fazla sevinemezsiniz.</p>
<p>Yok bizim ayıp ayıp yazılara bakamayız öyle, derseniz sizi, insanın kendisine karşı dürüstlüğünün en önemli erdemlerden birisi olduğunu sıkça anlatan <a href="http://www.authorizm.com/" target="_blank">Author</a> paklar.</p>
<p>氣</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/189-incili-internet-bir-baska.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Intel Nvidia&#8217;yı neden övüyor?</title>
		<link>http://teknoloki.com/173-intel-nvidia-yi-neden-ovuyor.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/173-intel-nvidia-yi-neden-ovuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 11:10:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[bulut bilgi işlem]]></category>
		<category><![CDATA[cloud computing]]></category>
		<category><![CDATA[çok çekirdekli]]></category>
		<category><![CDATA[çok izlekli]]></category>
		<category><![CDATA[intel]]></category>
		<category><![CDATA[nvidia]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=173</guid>
		<description><![CDATA[Çok izleklilik (multi-threading) günümüzde en önemli konulardan birisi. Meselenin şöhret kaynağı ise son kullanıcı tarafında gittikçe yaygınlaşan büyük verilerin çabukça işlenmesi ihtiyacı ve artık kaçınılmaz bir noktaya gelen bulut bilgi işlem teknolojileri. Elbette bulut tek başına bu tür bir talepte bulunmuyor; bununla birlikte altyapının sürekli olarak yönetilebilir kalması, bağdaşık  olmayan veri ve işlem talep yığınlarının, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok izleklilik (<em>multi-threading</em>) günümüzde en önemli konulardan birisi. Meselenin şöhret kaynağı ise son kullanıcı tarafında gittikçe yaygınlaşan büyük verilerin çabukça işlenmesi ihtiyacı ve artık kaçınılmaz bir noktaya gelen bulut bilgi işlem teknolojileri.</p>
<p>Elbette bulut tek başına bu tür bir talepte bulunmuyor; bununla birlikte altyapının sürekli olarak yönetilebilir kalması, bağdaşık  olmayan veri ve işlem talep yığınlarının, bir fiziksel sunucu altında çalışan  birçok farklı sanal makineye gönderdiği talepler için daha iyi bir eniyileme izlemi oluşturulabilmesi gibi doktora tezlerine konu olacak meseleler sebebiyle daha iyi çok izleklilik, daha yüksek koşut işleme (<em>parallel processing</em>) verimliliği ve az ve güçlü değil çok ve zayıf işlemci taleplerinin artması kaçınılmaz oluyor.</p>
<p><strong>Önce bir anı&#8230;</strong></p>
<p>Firma ve basın arasındaki ilişkiler genellikle halkla ilişkilerdir. Her ne kadar basın ayrı bir mecra da olsa, sevimli görünmek, diğer bütün hizmetlerden ve ürünlerden önce gelir. Eh, mümkün mertebe bu ilişkiler de korunmaya çalışılır. Elbette bu ilişkilerin her zaman böyle yürümediği insanlar da var; özellikle de sözünü sakınmayan muhabir dostlarımız toplantıda kim var kim yok bakmadan lafı ortaya koyabiliyorlar.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/06/corei7900ex.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-179" title="corei7900ex" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/06/corei7900ex.jpg" alt="" width="500" height="324" /></a></p>
<p>Değerli dostlarımızdan birisi Intel&#8217;in bir toplantısında, önemli mevkiye sahip bir yöneticisi de toplantıdayken, anlatılanlara tepki olarak ciddi bir çıkış yapıyor. Toplantının ortasında söz alarak &#8220;insanları kandırmaya ne kadar daha devam edeceksiniz&#8221; gibisinden bir cümleyle soğuk duş etkisini tatbik ediyor. Sözün devamında laf &#8220;bu kadar pahalı işlemcinin yapacağı işi çok ucuz ekran kartları zaten yapıyor&#8221; gibisinden bir noktaya geliyor ve tabii &#8220;yahu bak şimdi öyle değil aslında&#8221; gibi toparlama sözcükleri havalarda uçuştuktan sonra toplantı bitiyor; konu kapanıyor.</p>
<p><strong>Kuyruğa basmak ve kendi bacağına sıkmak</strong><strong><br />
</strong></p>
<p>Aslında durum biraz farklı. Intel tabii ki temel teknoloji ve iş anlamında Nvidia&#8217;yı övmez. Çok ciddi rakip durumundalar. Elbette arada bazı ticarî bağlar hâlâ var (<em>yonga seti işi</em>) ama en nihayetinde birinin ak dediğine ötekinin kara dediği paralel işleme ve süper bilgisayarların geleceği gibi konularda süren mücadele yatışmış değil. Bunun en son örneğini, Intel tarafından hazırlanan ve <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/CUDA" target="_blank">Nvidia&#8217;nın paralel işleme teknolojisi olan CUDA</a>&#8216;nın &#8220;yüz kat hızlı&#8221; iddiasını çürütmeye adanmış bir araştırma sonucunda ortaya çıkan raporda görebiliyoruz.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/06/cuda.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-180" title="cuda" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/06/cuda.jpg" alt="" width="343" height="349" /></a></p>
<p>AMD&#8217;nin FireStream&#8217;inden çok daha önce markalaşan ve kullanıcı tabanı oluşturmaya başlayan CUDA belki OpenCL ve ComputeSharer yaygınlaştıktan sonra marka değerini muhafaza etmekte zorlanacak; ama şu ana baktığımızda her şey Nvidia açısından gayet iyi gidiyor. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Evergreen_%28GPU_family%29">ATI tarafından piyasaya sürülen 5000 serisi</a>, Nvidia&#8217;yı daha bitmemiş ve sanki alelacele yetiştirilmiş Fermi sebebiyle çok zorlasa da Nvidia&#8217;nın pazarlama cümleleri CUDA ile daha hızlı veri işleme imkânlarından ve yine CUDA&#8217;mtrak (<em>hatta onu temel alarak çalışan</em>) bir sistemle iş gören Physx ile şenleniyor. CUDA konusunda kuyruğuna basılan Nvidia ise genellikle halkla ilişkiler manevralarıyla kendisini koruyor. Fakat bu defa Intel&#8217;in kendi raporu Nvidia&#8217;nın paralel işleme tezlerini ve &#8220;işlemciyle uğraşacağınız kadar ekran kartıyla uğraşsanız hayatınız kurtulur&#8221; yaklaşımını doğruluyor. Intel kendi bacağına neden ve nasıl sıkıyor?</p>
<p><strong>Meşhur rapora bakınca&#8230;</strong></p>
<p><a href="http://portal.acm.org/citation.cfm?id=1816021&amp;coll=GUIDE&amp;dl=GUIDE&amp;CFID=94608761&amp;CFTOKEN=50783980&amp;ret=1#Fulltext" target="_blank">Intel&#8217;in raporu</a>, başlığında yazan &#8220;Nvidia&#8217;nın bizi yüze katlama iddialarına cevap&#8221; cümlesinin ötesine geçerek ciddi performans değerlendirmeleri yapıyor. Bu raporda belirli işler için Nvidia&#8217;nın CUDA teknolojisine sahip GTX 280 grafik işlemcisi Intel&#8217;in Core i7 960 işlemcisiyle kıyaslanıyor. <a href="http://portal.acm.org/citation.cfm?id=1816021&amp;coll=GUIDE&amp;dl=GUIDE&amp;CFID=94608761&amp;CFTOKEN=50783980&amp;ret=1#Fulltext" target="_blank">Buradaki bağlantıya tıklayarak ulaşabileceğiniz</a>, <strong>37. Uluslararası Bilgisayar Mimarisi Sempozyumu</strong>&#8216;nda sunulan raporda Nvidia&#8217;nın işlemcilerinin süper bilgisayar işlemlerinde Intel&#8217;in işlemcilerini yüze katlamadığı kanıtlanmış durumda.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/06/abstract.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-183" title="abstract" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/06/abstract.jpg" alt="" width="470" height="192" /></a></p>
<p>Fakat araştırmada yazılan özette (<em>ve tabii ki raporun içinde kanıtlarıyla sunulan verilerde</em>) çok ciddi bir sıkıntı var:<strong> GeForce GTX 280, kendisinden birkaç kat pahalı olan Core i7 960&#8242;ı, süper bilgisayar mimarisine benzetilen test ortamında en fazla 14&#8242;e, ortalamada da 2,5&#8242;e katlıyor.</strong></p>
<p><strong>Özetle&#8230;</strong></p>
<p>Intel CUDA ve benzeri, paralel akış işlemcilerini kullanan sistemlerin çalışma mantığı ve teknolojisini kabullenmiş durumda. Sadece henüz kendilerini yüze veya bine katlamadıklarını kanıtlayabiliyorlar. Açıkçası paralel işlemci yoğunluğu, ölçeklenebilirlik ve yükseltilebilirlik gibi kavramlara hiç girmeden (<em>gerekiyorsa söyleyin gireyim</em>) akış işlemcilerinin (<em>stream processors</em>) süper bilgisayarlarda daha fazla yer alması ve daha fazla yayılması konusunda engel barındırmayan bir teknoloji. Yazılımcılar açısından kullanımı biraz daha kolay hale getirildiğinde ve platformlar arasındaki uyumluluk artırıldığında çok pahalı işlemcilere para vermek kimse istemeyebilir. Belki de AMD&#8217;nin şirket sloganını bile &#8220;The future is fusion&#8221; yapmasının hikmeti budur; belki grafik işlemcisi ve klasik merkezî işlemciyi bir araya koymaktan fazlasını bile yapacaklar. Bekleyip göreceğiz.</p>
<p>氣</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/173-intel-nvidia-yi-neden-ovuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rezaletin belgesi: Türkiye&#8217;de Google engellemeleri</title>
		<link>http://teknoloki.com/169-rezaletin-belgesi-turkiyede-google-engellemeleri.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/169-rezaletin-belgesi-turkiyede-google-engellemeleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 20:41:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[analytics]]></category>
		<category><![CDATA[erişim engelleme]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[yasak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=169</guid>
		<description><![CDATA[Memleketimizde internet ve sansür konusu çok ileri gitmiş durumda. Geçen yüzyıldan kalma yasalarla interneti değil interneti kullanan herkesi cezalandırıyoruz. Bu rezilliğin son perdesi Google&#8217;a ait bazı IP bloklarının engellenmesiyle meydana geldi. Şu sıralarda oraya buraya erişemiyorsanız, Google Analytics&#8217;e erişemediği için siteler yüklenemiyorsa sebebi sansürden başka bir şey değil. Aşağıda bir internet sağlayıcısının kullanıcılarına gönderdiği bildirim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Memleketimizde internet ve sansür konusu çok ileri gitmiş durumda. Geçen yüzyıldan kalma yasalarla interneti değil interneti kullanan herkesi cezalandırıyoruz.</p>
<p>Bu rezilliğin son perdesi Google&#8217;a ait bazı IP bloklarının engellenmesiyle meydana geldi. Şu sıralarda oraya buraya erişemiyorsanız, Google Analytics&#8217;e erişemediği için siteler yüklenemiyorsa sebebi sansürden başka bir şey değil.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/06/censorship5.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-170" title="censorship5" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/06/censorship5.jpg" alt="" width="400" height="518" /></a></p>
<p>Aşağıda bir internet sağlayıcısının kullanıcılarına gönderdiği bildirim bulunuyor. Elbette bu bildirimde suçlu bu hizmet sağlayıcı değil, bu kararlara imza atanlar. Metni değiştirmiyorum, ismi silmiyorum. Benzer bilgilendirmeyi birçok hizmet sağlayıcı abonelerine yapacaktır diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>Bilgilendirme metni</strong></p>
<p><em>Değerli Müşterimiz,</em></p>
<p><em>3  Haziran 2010 tarihinde Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı&#8217;ndan  firmamıza iletilen karar sebebi ile Google&#8217;a ait bazı IP&#8217;lere hukuksal  nedenlerden dolayı erişim engellenecektir. Erişimi engellenen IP&#8217;ler  dolayısıyla, Google&#8217;in bazı uygulamalarına erişememe ya da yavaşlık  yaşanması beklenmektedir.</em></p>
<p><em>Bu  engellemenin muhtemel etkileri içerisinde;</em></p>
<p><em>-  Google  web sitesine erişimde sorun yaşanması,<br />
-  Reklam vb. analiz verisi  için web sitelerinde Google analytics, Google maps gibi Google  uygulamalarını kullanan portal veya web sitelerinde erişimlerin  yavaşlaması,<br />
-  Google Toolbar yüklü bilgisayarlarda bazı sitelere  yavaş erişme,<br />
-  Web siteleri dahilinde “google search” kullanan alan  adlarına erişimde yavaşlama,<br />
-  Firmanıza ait Google uygulamalarıyla  entegre ya da Google Search&#8217; a dayalı bir takım uygulamalarınızın bu  erişim kısıtlamasından etkilenmesi, söz konusu olabilecektir.</em></p>
<p><em>BiRi adsl&#8217;in internet erişim performasından bağımsız  şekilde, yaşanacak olası erişememe ve yavaşlık probleminden minimum  ölçüde etkilenmeniz için konuyu bilginize sunarız.</em></p>
<p><em>Saygılarımızla,<br />
BiRi</em></p>
<p>氣</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/169-rezaletin-belgesi-turkiyede-google-engellemeleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Verinizi kendiniz yönetin</title>
		<link>http://teknoloki.com/157-verinizi-kendiniz-yonetin.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/157-verinizi-kendiniz-yonetin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 21:37:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[data management]]></category>
		<category><![CDATA[değerli veri]]></category>
		<category><![CDATA[depolama]]></category>
		<category><![CDATA[nas]]></category>
		<category><![CDATA[network attached storage]]></category>
		<category><![CDATA[san]]></category>
		<category><![CDATA[storage area network]]></category>
		<category><![CDATA[veri yönetimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=157</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayarımızın veya iş icabı değerli verilerin  sıkça yedeğini alan insanlarız. Peki bu yedekleri nasıl alıyoruz; önemli verileri nasıl saklıyoruz? Peki ya mekândan ve platformdan  bağımsızlık hakkında neler biliyoruz? Verinizi yönetmek sizin elinizde. Verinin verimliliği Hayatımızın önemli bir kısmını oluştuıran sayısal veri, hem değişikliklerden hem de felaketlerden sonra sayısal hayatımızın nasıl ve ne kalitede devam edeceğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilgisayarımızın veya iş icabı değerli verilerin  sıkça yedeğini alan insanlarız. Peki bu yedekleri nasıl alıyoruz; önemli verileri nasıl saklıyoruz? Peki ya mekândan ve platformdan  bağımsızlık hakkında neler biliyoruz? Verinizi yönetmek sizin elinizde.</p>
<p><strong>Verinin verimliliği</strong></p>
<p>Hayatımızın önemli bir kısmını oluştuıran sayısal veri, hem değişikliklerden hem de felaketlerden sonra sayısal hayatımızın nasıl ve ne kalitede devam edeceğini belirleyen en önemli unsurlardan birisidir. Birçok kişinin bilerek veya bilmeyerek yaptığı bilgisayara format atıp tekrar kurma işlemi kadar kişisel verileri ve ajandaları bir mobil cihazdan diğerine aktarabilmek veya tek bir noktadan erişilebilir hale getirmek önemli bir gereksinim. Elbette veriyi verimli ve istediğiniz ölçüde ulaşılabilir durumda barındırabilmek önemli bir mesele. Bu işi nasıl başaracağınızı öncelikle elinizde olabilecekleri inceleyerek başlayalım.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/03/seagate_freeagent_go.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-163" title="seagate_freeagent_go" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/03/seagate_freeagent_go.jpg" alt="" width="428" height="400" /></a><em>Yedekleme sistemlerini abartmaya gerek yok. Bu tür minik bir disk bile işinizi görür.</em></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Bilgisayardaki veriler</strong></p>
<p>Hepimizin bilgisayarında fotoğraflar, video dosyaları, üzerinde çalışlan belgeler ve örneğin oynanan oyunların yedekleri olması kuvvetle muhtemeldir. Elbette bazı oyunlaırn yedeğini tamamen almanız mümkün değilse bu miktar çok düşük kalabilir; fakat örneğin World of Warcraft oyuncuların internetten tekrar 18 GB veri indirmek zorunda kalmamak için oyunun tamamını yedeklemek isteyebilirler.</p>
<p>Yedeklenecek verinin niteliği ve kayıp anındaki maddi ve manevi maliyetine göre özel yedekleme izlemleri oluşturulabilir. Örnek bir senaryo üretelim mi?</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/03/windows_yedekleme.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-164" title="windows_yedekleme" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/03/windows_yedekleme.jpg" alt="" width="388" height="244" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><em>Windows içindeki yedekleme sistemi de bir yazılım olarak işinizi görebilir.</em></p>
<p style="text-align: left;"><em><span style="font-style: normal;">Şimdi elbette birçok kişi internetten indirdiği yasal veya yasa dışı verileri de yedeklemek isteyecektir; ama bunu daha farklı bir konuda anlatmak lazım; zira şimdilik öncelikli derdimiz kişisel ve çoklu ortam haricindeki, kaybedildiğinde yine üretilmesi gereken verileri  yedeklemek olacak.</span></em></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Neler var neler!</strong></p>
<p>Nelerin yedeklenebilecek nelerin ise es geçilebilecek olduğu sadece sizin ne kadar vaktiniz ve depolama alanınız olduğuna başlı bir şey. Yeterince vaktiniz ve yeterli büyüklükte, sadece bu işe ayırabileceğiniz bir depolama biriminiz varsa alırsınız kocaman yedeği , işiniz görülür. Fakat,  sadece elzem (<em>ki bu tanımı yapabilmek tamamen size bağl</em>ı) dosyaları yedekleyebilmek, bunu artıksız olarak yapabilmek, hatta dahga ileri sistemlerle depolama alanının veirlmliliğini artırabilmek önemli karar ve izlemlerle mümkün olabilir.</p>
<p>Kendimden yola çıkacak olursam, 1,5 GB’lık genel belgeler, bir o kadar resim dosyası (<em>bunların içinde çektiğim dijital fotoğraflar yok</em>), Mozilla Firefox ve benzeri yazılımların yapılandırma dosyaları ile masa üzerinde duran ve bu yazı gibi üzerinde çalıştığım şeyleri üst üste koyduğumda en fazla 4 GB ediyor. Dolayısıyla en fazla son iki yedeği saklasam 10 GB etmeyen bir veri yığını var.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/03/qnap_ts-439-pro_small.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-162" title="qnap_ts-439 pro_small" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/03/qnap_ts-439-pro_small.jpg" alt="" width="400" height="348" /></a></p>
<p>Elimdeki veri miktarını düşününce son on yedeği saklasam bile sadece 100 GB büyüklüğünde bir veri yığını saklıyor olacağım. Gelişmiş yedekleme ve tekilleştirme (<em>deduplication</em>) sistmeleri kullanmadan da çok fazla veri sirafı yapmadan yeterli bir yedekleme sistemi kurmuş olabiliyorum. Tabii bütün işi elle yapmayı seviyorsanız bu yolda gidebilirsiniz. Öteki türlü bu işi yapan birçok yazılım mevcut. Hatta, bunu Windows 7 bile kendi kendine yapabiliyor.</p>
<p>Sonraki yazıda bireysel yedekleme için kullanılabilecek kayıt ortamlarından bahsetmek ve çözüm önerme görevini yerine getireceğim.</p>
<p>氣</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/157-verinizi-kendiniz-yonetin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fujitsu Primergy güncesi</title>
		<link>http://teknoloki.com/153-fujitsu-primergy.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/153-fujitsu-primergy.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 25 Feb 2010 18:09:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[alper güçlü]]></category>
		<category><![CDATA[berkin bozdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[fujitsu]]></category>
		<category><![CDATA[günce]]></category>
		<category><![CDATA[inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[primergy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=153</guid>
		<description><![CDATA[Bir süredir üzerinde çalıştığımız Fujitsu&#8217;nun Primergy sunucu ailesine özel günce yayına bir süre önce girdi. Eğer devamını getirirse biz incelemeye devam ederiz. Tıklayın! 氣]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir süredir üzerinde çalıştığımız Fujitsu&#8217;nun Primergy sunucu ailesine özel günce yayına bir süre önce girdi. Eğer devamını getirirse biz incelemeye devam ederiz. <img src='http://teknoloki.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><a href="http://primergy.blogspot.com/" target="_blank">Tıklayın!</a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://primergy.blogspot.com/" target="_blank"><img class="aligncenter" src="http://4.bp.blogspot.com/_LjzUCl0enU0/S4aXPAOnlnI/AAAAAAAAAHA/tDXTMLVm1nc/s400/primergyrx300s4_label.jpg" border="0" alt="" width="400" height="267" /></a></p>
<p style="text-align: left;">氣</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/153-fujitsu-primergy.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TTNet ADSL hattında bir garip açık</title>
		<link>http://teknoloki.com/147-ttnet-adsl-hattinda-bir-garip-acik.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/147-ttnet-adsl-hattinda-bir-garip-acik.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 10:35:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[adsl]]></category>
		<category><![CDATA[https]]></category>
		<category><![CDATA[ttnet]]></category>
		<category><![CDATA[türk telekom]]></category>
		<category><![CDATA[wiretapping]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=147</guid>
		<description><![CDATA[Uzun süredir haber niteliğinde bir şeyler yazmamış ve üzerine de Teknoloki.com&#8217;da haber içerikli şeyler yayınlamamak konusunda kararlılık göstermiş olsam da bu gelişmeyi daha iyi biçimde paylaşabileceğim bir başka platform yok. Bu sebeple &#8220;bunun burada ne işi var, biz makale istiyoruz&#8221; diyenlerden özür dilerim; güzel makalelerin yolda olduğunu belirtmek isterim. İlginç bir durum Bugün iş yerinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun süredir haber niteliğinde bir şeyler yazmamış ve üzerine de Teknoloki.com&#8217;da haber içerikli şeyler yayınlamamak konusunda kararlılık göstermiş olsam da bu gelişmeyi daha iyi biçimde paylaşabileceğim bir başka platform yok. Bu sebeple &#8220;bunun burada ne işi var, biz makale istiyoruz&#8221; diyenlerden özür dilerim; güzel makalelerin yolda olduğunu belirtmek isterim.</p>
<p><strong>İlginç bir durum</strong></p>
<p>Bugün iş yerinde Alper Güçlü ile keşfettiğimiz bir arıza TTNet üzerinden ADSL kullananları ilgilendiriyor. Olağan şartlarda eğer birisi sizin fiziksel ADSL hattınıza modem bağlarsa modem üzerinden çalışan protokol, kullanıcı adı ve şifre girilmediği sürece sizin hattınız üzerinden veri akışını engelliyor ve bunu basit bir DMZ tarzı yönlendirme ve hatalı şifre uyarı sayfasıyla yapıyor.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/02/adsl_yenisafaktan_alinti.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-150" title="adsl_yenisafaktan_alinti" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/02/adsl_yenisafaktan_alinti.jpg" alt="" width="300" height="277" /></a></p>
<p>Bu sabah Beyoğlu&#8217;nda yaşanan elektrik kesintisi (<em>6-9 saat giden ve Germen&#8217;in bize 6 ay önce yeni sunucular için özenle dizdiği KGK sistemleri bile tükenmişti, gece 3 gibi kesilmiş olmalı</em>) sebebiyle güvenlik duvarında ayar yaparken yanlış girilen şifre sebebiyle herhangi bir noktaya erişememeye başlamıştık. Herhangi bir siteyi açmaya çalışırken bizi hatalı şifre sebebiyle TTNet&#8217;in sayfasına yönlendiren sistem çalışıyordu fakat ilginç şekilde HTTPS taleplerinde herhangi bir şifre koruması yoktu.</p>
<p><strong>Sözün özü</strong></p>
<p>Özetle, eğer birisi hattınıza kanca atarsa en basitinden bankacılık işlemlerini görebiliyor veya Gmail gibi HTTPS kullanan hizmetlere kolaylıkla erişebiliyor. Daha kötüsü kendisi için aldığı HTTPS vekil sunucuyu kullandığı taktirde hattınızdan her türlü işlemi yapabiliyor. İsterseniz siz de deneyin; belki farklı santrallerde sistem farklı çalışıyordur.</p>
<p>氣</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/147-ttnet-adsl-hattinda-bir-garip-acik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2010 yılından beklentiler</title>
		<link>http://teknoloki.com/135-2010-yilindan-beklentiler.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/135-2010-yilindan-beklentiler.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 10 Jan 2010 20:04:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[3g]]></category>
		<category><![CDATA[amd]]></category>
		<category><![CDATA[dizüstü]]></category>
		<category><![CDATA[intel]]></category>
		<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[mobil]]></category>
		<category><![CDATA[nvidia]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[wimax]]></category>
		<category><![CDATA[windows mobile]]></category>
		<category><![CDATA[winmo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=135</guid>
		<description><![CDATA[Yeni yıl geldi ve tarihlerin yıl hanesinde birkaç gündür 2010 yazıyor. Her ne kadar zaman feci biçimde bağıl bir kavram da olsa değişimler için dayana noktası almak için daha farklı çözümler bulmak her zaman mümkün değil. Neyse, kendi konumuza dönelim ve 2010 yılından beklentilerimi sıralamaya başlayayım. 2010 için yayınladığım yeni yıl kartı. Alışılageldik biçimde 2010 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><!-- 		@page { margin: 2cm } 		P { margin-bottom: 0.21cm } --></p>
<p lang="tr-TR">Yeni yıl geldi ve tarihlerin yıl hanesinde birkaç gündür 2010 yazıyor. Her ne kadar zaman feci biçimde bağıl bir kavram da olsa değişimler için dayana noktası almak için daha farklı çözümler bulmak her zaman mümkün değil. Neyse, kendi konumuza dönelim ve 2010 yılından beklentilerimi sıralamaya başlayayım.</p>
<p style="text-align: center;" lang="tr-TR"><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/01/yeniyil2010.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-140" title="yeniyil2010" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/01/yeniyil2010.jpg" alt="" width="398" height="600" /></a><em>2010 için yayınladığım yeni yıl kartı. </em></p>
<p lang="tr-TR">Alışılageldik biçimde 2010 yılından on beklenti gibi bir yaklaşımım yok. Aklıma gelenleri estiği gibi yazıyorum. O sebeple gün olur yeni beklentiler oluşur, oturup bu yazıyı güncellerim veya yeni bir beklenti listesi oluştururum.</p>
<p lang="tr-TR"><strong>İnternet rekabete açılsın</strong></p>
<p lang="tr-TR">Bu çok zor biliyorum. Durduk yere saçma salak rakamlar özelleştirildiğini düşündüğüm Türk Telekom (<em>PTT&#8217;nin t&#8217;s</em>i) ve bir kısmının sahiplerinin rant derdi internetin ucuzlaması ve özgürleşebilmesinin önünde önemli bir engel. Hâlen çıplak ADSL tabir edilen, telefon bedeli veya aboneliği almadan ADSL teknolojisinin memlekette görülememiş olması elbette Telekom&#8217;un çıkarı haricinde kimseye hizmet etmiyor. Eh bu kadar kerizi bir arada bulan hakim işletmeci de bu tatlardan vazgeçemiyor. Bakalım, umut verici gelişmeler oldu olacak. Bu şekilde belki diğer internet bağlantı tedarikçileri de huzura erer. Hazır gitmişken TTNet alalım yaklaşımı sonlanmış olur.</p>
<p lang="tr-TR"><strong>Sansür bitsin</strong></p>
<p lang="tr-TR">Her ne kadar ifade özgürlüğü anayasal olarak çok kısıtlı ve mutaassıp insanlara daha fazla hizmet eder halde olsa da (<em>dini olguları, bireyleri, kurumları, insanları eleştirmek çoğunlukla tahkir ve tezyif olarak değerlendirilebiliyor</em>) belirli sınırların çizilmesi konusunda ne kadar elzem olduğu tartışmaya açık bir vazifeyi ifa ediyor. Eh bunun kullanan sapık vatandaşlar da “ben bundan kıl kaptım kardeş” diyerek internette, yoldaki vatandaşa hitap eden muzır neşriyat bırakmıyor. Tabii bunun yanında vay efendim bana sövdü, şöyle böyle dedi diyen kerameti kendinden menkul insanlar da ilim irfan kaynağı olarak değerlendirilebilecek sitelerin odunu veriyor beline beline&#8230;</p>
<p style="text-align: center;" lang="tr-TR"><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/01/sansur.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-138" title="sansur" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/01/sansur.jpg" alt="" width="500" height="375" /></a><em>Sus, soru sorma, konuşma, düşünme; mümkünse sadece nefes al.</em></p>
<p lang="tr-TR">Her ne kadar dijital içerikte fikri mülkiyetin esnetilmesi gerektiğini düşünsem de fikir ve sanat eserleri kanununa dayanan erişim engellemeler bu işi sadece yokuşa sürüyor. Müziğin, aslında genel olarak sanatın endüstrisi olmaması gerektiğini düşünsem de bu anlamda sanatçı ve yapımcıların çıkarlarını koruyan meslek birliklerine ağzımı açıp gözümü yumup saydıramıyorum. Bunlara sövmek yerine  FSEK&#8217;i değiştirmeye çalışanlar haricinde geri kalan kişilerin boş konuştuğunu açık açık söyleyebilirim. Bakın yine delirdim: Bir şeye hukuksuz demek için hukukta olmaması gerekir, komik olmayın. Hukuki olmaktan çıkartırsanız, huzura erersiniz. Coğrafyamın zihniyeti tabii; temel kazmayalım ama binamız otuz kat olsun; organım olsun ama iç çamaşırımla temas halinde olmasın. Peki canım.</p>
<p lang="tr-TR"><strong>Nvidia artık geri gelsin</strong></p>
<p lang="tr-TR">Ekran kartı ve sistem yongası üreticisi Nvidia, kod adı Fermi olan GT300 yongasıyla yarışa devam etsin. Yahu PhysX ve benzeri önemsiz şeylerle bir firma ancak bu kadar süre hayatta kalabilirdi; sınırına da gelindi. Tabii bu benim kişisel görüşüm ve önemsiz şeyler derken CUDA teknolojisini ayrı tutuyorum. GPGPU&#8217;nun nasıl olması gerektiği konusunda önemli bir çalışma olan CUDA&#8217;dan başta PhysX olmak üzere birçok farklı çoklu ortam uygulaması faydalanabiliyor.</p>
<p lang="tr-TR"><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2009/10/nvidia_gorsel.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-19" title="nvidia_gorsel" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2009/10/nvidia_gorsel.jpg" alt="" width="270" height="200" /></a></p>
<p lang="tr-TR">Nvidia 2010 için umut veriyor zira önemli bir kilometre taşı olan 40 nanometre üretim teknolojisi kendisini göstermiş durumda. En azından Nvidia&#8217;nın parke taşlarını çağrıştıran işlemcileri (abarttım birazcık) daha az enerji tüketip daha az ısı yayma eğiliminde olacak; bu bile başlı başına rahatlatıcı bir durum. Eksik kalan tek şey olan heyecan verici yeni ürünler (bu cümleyi kurarken kendimi çok pazarlamacı hissettim) tarafındaydı, umarım o da ortadan kalkacak.</p>
<p lang="tr-TR"><strong>iTunes ve alternatif kanallar çoğalsın</strong></p>
<p lang="tr-TR">Yurt dışında olup da memleketimizde bulunmayan iki müzik dağıtım hizmetini buralarda da görmek isterdim. Bunlardan ilki iTunes. Apple&#8217;ın yeteneksiz iPod aygıtlarını anlamlı hâle getiren iTunes maalesef memleketimizde bulunmuyor. Sebebi, birçok kişinin sandığının aksine Apple&#8217;ın merkezinde bu konuda bir çalışma olmaması.</p>
<p lang="tr-TR">Bunun yanında SanDisk tarafından sunulan ve microSD bellek kartlarında sunulan albümler de kullanıcılara kullanışlı gelebilir. Kopya korumasız sunulan bu ürünler, içerik alındıktan sonra herhangi bir bellek kartı gibi kullanılmaya devam edilebiliyor. Öyle aman aman bir fikir olmasa da kullanışlılık açısında önemli bir getiri sunduğu kesin.</p>
<p lang="tr-TR"><strong>AMD mobil işlemcilerle gelsin</strong></p>
<p lang="tr-TR">Intel tarafından korunan açık ara pazar önderliği, mali anlamda sorunlu dönemler geçirmeye devam eden AMD tarafından uzunca bir süre daha sarsılmayacak da olsa yeni ürünlere her zaman sıcak bakıldığı söylenebilir; tabii ki teşvikmiş, sindirmeymiş, bu tür garip hareketler olmadığı sürece. Farklı noktalara odaklanarak Atom&#8217;dan iyi ama çift çekirdekli CULV işlemcileri çeşitli yönlerden aratan ürünlere takılmış olan AMD, Intel&#8217;den aldığı milyar dolarlık bütçeyi hayırlı işlere ayırırsa, makul fiyatlı, az enerji tüketen ve üreticiler tarafından belirli model aralıklarında Intel&#8217;in sunduğu ürünlere seçenek üretebilecek işlemcilerin gelmesi işten değil.</p>
<p style="text-align: center;" lang="tr-TR"><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2009/11/ferrarione.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-72" title="ferrarione" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2009/11/ferrarione.jpg" alt="" width="475" height="305" /></a><em>Değerli AMD, dost acı söyler. Bu bilgisayar içindeki işlemci seni kurtarmaz!</em></p>
<p lang="tr-TR">AMD masaüstünde başarılı biçimde, ölümlülerin de edinebileceği sistemleri hem işlemci, hem ekran kartı, hem de yonga kümesi anlamında donatabiliyor. Dizüstüne uyarlanmış taşınabilir sistem yongaları ve üçüncü şahıslardan sağlanan ek bileşenler de sorunsuz; fakat işlemci konusu hâlâ sıkıntılı ve bir süre daha can sıkacağa benziyor.</p>
<p lang="tr-TR"><strong>3G adam olsun</strong></p>
<p lang="tr-TR">Elbette bu konuyu çok derinlemesine deşecek değilim. Abonesi olduğum işletmeci 3G modem kampanyalı yeni bir veri erişim hattı almak istediğimde benden adrese gelen bir fatura istediğinde 3G konusunu bir süreliğine kapadım. Bunun yanında hâlâ arkadaşlarımdan bağlantıların tutarsız olduğu ve yer yer sapıttığını duymadığım gün yok. Elbette 3G bağlantılarının şebekelere bindirdiği yük muazzam; fakat bir hizmet için yapılacak yatırımın da insanların heveslerini kursaklarında bırakmayacak nitelikte olması makul bir beklentiden başka bir şey değil.</p>
<p lang="tr-TR"><strong>WiMAX gelse, dertler bitse</strong></p>
<p lang="tr-TR">Elinde olsa telefon kullanmayı bırakıp hayatını VoIP yapacak benim gibi yaratıklar elbette bir taraftan fiberler sarsın dört bir yanını isterken bir yandan da WiMAX gelsin diye ellerini yukarı açıyorlar. Bunun yanında WiMAX teknolojisinin lisanslamaya başlaması, kablo fetişisti tekelcilerin gururunu feci biçimde incitecektir diye de düşünmüyor değilim.</p>
<p lang="tr-TR"><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/01/wimax-1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-136" title="wimax-1" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/01/wimax-1.jpg" alt="" width="500" height="223" /></a></p>
<p lang="tr-TR">İşin diğer tarafı, etrafımızda bu denli artan elektromanyetik dalgalar hoş bir ortam oluşturmuyor. Artık evleri korumak için Faraday kafesleri kurulmaya başlanırsa şaşırmam. Aslında kurulmaya hâlâ neden başlamadığını da merak etmiyor değilim.</p>
<p lang="tr-TR"><strong>Linux cebe girsin</strong></p>
<p lang="tr-TR">Elbette şu sıralar cepteki en çok tutulan Linux türevi Google&#8217;ın Android platformu. Android ve diğer GNU/Linux girişimlerinin cep ortamında artışını görmek hem teknoloji hem de bağımsızlık anlamında önemli ilerlemeler olacak.</p>
<p style="text-align: center;" lang="tr-TR"><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/01/windows_linux_sucking.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-142" title="windows_linux_sucking" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/01/windows_linux_sucking.jpg" alt="" width="500" height="345" /></a><em>Konu mobil işletim sistemi olduğunda&#8230;</em></p>
<p lang="tr-TR">Yeri gelmişken, cebe sığan sistemlerdeki işletim sistmei tercihimi tekrar vurgulayayım: Exchange Server&#8217;ınız yoksa, WinMo değil Symbian tercih etmeniz daha doğru. Hayaıtnız Gmail ile yürüyorsa da artık Android kullanmayı deneyebilirsiniz.</p>
<p lang="tr-TR">
<p lang="tr-TR">Yeni yıl dileklerim burada son buluyor. Elbette, şimdilik. Yılın devamını hep birlikte getirebiliriz. Bakalım, görelim; neler olacak, neler olamayacak.</p>
<p lang="tr-TR">氣</p>
<p lang="tr-TR">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/135-2010-yilindan-beklentiler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toplumsal iletişim araçları ne iş görür?</title>
		<link>http://teknoloki.com/106-toplumsal-iletisim-araclari-ne-is-gorur.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/106-toplumsal-iletisim-araclari-ne-is-gorur.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Dec 2009 10:15:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[social media]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal iletişim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=106</guid>
		<description><![CDATA[Son zamanlarda ülkemizdeki firmaların da keşfettiği toplumsal internet mecraları kullanıcılara ulaşmak için en verimli yöntemlerden birisi haline geldi. Verimlilikten kastım, ilk etapta maliyet verimliliği olsa da iletişimin netliği de önemli bir alan. Bu konuda kim, neyi nasıl yapıyor? Anadolu çocuğu neyi nasıl yiyor? İşe biraz insan doğasından başlayayım istiyorum. İnsanın özü kanmaya meyillidir. Öyle ki, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son zamanlarda ülkemizdeki firmaların da keşfettiği toplumsal internet mecraları kullanıcılara ulaşmak için en verimli yöntemlerden birisi haline geldi. Verimlilikten kastım, ilk etapta maliyet verimliliği olsa da iletişimin netliği de önemli bir alan. Bu konuda kim, neyi nasıl yapıyor? Anadolu çocuğu neyi nasıl yiyor?</p>
<p>İşe biraz insan doğasından başlayayım istiyorum. İnsanın özü kanmaya meyillidir. Öyle ki, Göthe&#8217;nin bir sözü bütün bu yaşanan hengâmeyi özetler gibi: İnsanları kandıramazsınız; onlar kendi kendilerini kandırır.  Biliyorum, sevmeyenlerimin sayısı artacak ama yalandan dolandan sıyrılmak lazım hafif hafif.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2009/12/socialmediaicons.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-132" title="socialmediaicons" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2009/12/socialmediaicons.jpg" alt="" width="500" height="370" /></a></p>
<p>Devlet kurumları internete tasdik mekanizmaları ve kayıt yöntemleri getirmeye çalışadursun, birkaç gerçek var ki internetin nasıl kullanılabileceğini biraz daha iyi gösteriyor: İnternete bir güvensizlik atfetmek istemem ama sonuçta her verdiğiniz bilginin birileri tarafından (<em>bilinçli veya bilinçsiz olarak kullanılmak üzere</em>) dizinlendiğini az çok biliyoruz. Bunun yanında size verilen bilgilerin her zaman doğru olup olmayacağını denetlemek de mümkün olamayabilir.</p>
<p>Verinin toplanması, dizinlenmesi ve işlenmezi apayrı bir mevzu da olsa internette birilerinin verdiği bilgilerin yanıltıcılığı, doğrulanmadan uzak olabilmesi veya yapay ama tutarlı bilgi tedariğinin sağlanması özellikle toplumsal iletişim araçlarında (<em>social media</em>) çok görülen bir durum. Zaten amiyane tabirle hasta eden durumlardan bir tanesi de bu.</p>
<p><strong>Giriyorum, egomu saçıyorum mirim!</strong></p>
<p>Toplumsal iletişim araçlarını kullanan birçok kişi, kendisine o ortam için çizdiği bir kimliği kullanmayı tercih ediyor. Toplumsal ağlar olarak tabir ettiğimiz, Facebook, Twitter, FriendFeed veya internet güncelerinde insanlar gerçek hayata var olan veya olmayan meziyetleri, yaşadıkları olayları ve deneyimlerini paylaşıyorlar. Bunun yanında bunları aktarırken kimi zaman olduğu gibi yazıyorlar, bazen de kendilerine &#8220;sen neymişsin be abbii&#8221; dedirtecek kıvama çekebiliyorlar.</p>
<p>Özellikle toplumsal kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması, bu bölgelerde kendi kahramanlarını üretme eğilimini de beraberinde getiriyor. Nasıl ki toplum içinde saygı gören yaşı nispeten küçük ağır abiler lise çıkışında son sınıftaki liseli sevgililerine kavuşmadan önce etraftaki diğer liselilere kendilerini rol modeli olarak gösterecek ağırlık sergiliyorsa, her toplumsal ortamın benzer biçimde işleyen bir kanaat önderi olması kaçınılmaz. Tabii burada mesele sadece ağırlık falan değil, bir şekilde popüler olma şekline kendisini gösterebiliyor.</p>
<p><strong>Sevenim çok, kahretsin!</strong></p>
<p>Şimdi iğneyi kendi üzerimde deneyeyim: Öyle bileklerini kesen takipçilerim falan olmadı, olmaz da. Zira genellikle olanı olduğu gibi söyleyen birisi olduğum ve düşmana karşı çenemi kapatıp dosta gerçekten acımasız hakikati gösterdiğim için öyle şuursuzca &#8220;Berkin bizi diskoya götür&#8221; diyen bir kitlem olacağını sanmıyorum. Elbette birileri bir yerlerde yazdıklarımı okuyup &#8220;eline ve beynine sağlık&#8221; diyordur ama şuursuzca &#8220;var ya bu adam inanılmaz&#8221; diyenler yoktur. Ben de anlamadığım konularda konuşmayarak gereksiz bir kitleyi etrafıma toplamaya uğraşmıyorum.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2009/12/social-media-ball.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-131" title="social-media-ball" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2009/12/social-media-ball.jpg" alt="" width="508" height="324" /></a></p>
<p>Ama öyle insanlar var ki, ya her konuda ahkâm kesiyor ya da kendi uğraşısını dünya harikalarından birisi olarak gösteriyor. Bu tür insanları hem tebrik ediyorum hem de hafif hafif tiksiniyorum. Bu biraz da üretenin değil pazarlayanın daha fazla öne çıktığı şatafatlı ve genellikle çok daha düşük zekaya sahip insanların etkilendiği ortamın üretildiği mühendishânelere olan nefretimin bir yansıması olabilir.</p>
<p><strong>Zırvaların bini bir para</strong></p>
<p>Toplumsal kitle iletişimde oradan buradan topladığı zırvaları çok daha fazla kişiyle paylaşan insan sayısı da az değildir. Bu tür insanlar genellikle değerlendirme yeteneğinden nasibini az miktarda almış, üzerine de hayata tutunmaya çalıştığı konuda kendisini fikrî önder olarak görmeye ve göstermeye çalışmaya başladıklarında film iyice kopmaya başlıyor.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2009/12/social-media.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-130" title="social-media" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2009/12/social-media.jpg" alt="" width="387" height="312" /></a></p>
<p>Özellikle geleceği tartışmaya çalışan, kendince taze fikirler sunan veya pazarlama izlemleri oluşturmaya çalışan zavallılar, kendilerine ait birkaç fikri sunmaya çalıştıklarında konudan aslında ne kadar uzak olduklarını hemen gözler önüne sermeye başlarlar. Bu sebeple zamanında eski bir arkadaşımı FriendFeed&#8217;den kaldırdığımı hatırlıyorum. Takip ettiği amatör pazarlamacı artık öyle saçma şeyler gönderiyordu ki, fenalık gelmişti (<em>eh, arkadaş da onları beğenip görüş alanıma sokuyordu</em>).</p>
<p><strong>Kerameti kendinden menkul insanlar</strong></p>
<p>Şimdi bir de son zamanlarda bir bilogır muhabbeti çıktı. Dile saygı çerçevesinde bu arkadaşlara (<em>ki sanırım ben de teknoloki.com ile bu insanlar arasına dahil olmuş oldum</em>) ben doğrudan günceci diyorum. Güncecilik kavramı özellikle ABD&#8217;de bağımsız yorumcuların siyasetten spora kadar geniş bir alanda kendi kitlelerini yarattığı vakitten beri önemli bir olgu. Tamamen bağımsız (gibi görünen, aslını bilemeyiz) olarak yayın yapan bu günceler insanların akıllarında belirli olaylar, kavramlar veya ürünlerle ilgili çeşitli düşünceler oluşmasını sağladığı için kanaat önderi olarak kabul ediyorlar ve kendi pazarlama izlemlerinde bu insanlara yer vermeye, değilse bile en azından onlarla iyi geçinmeye çalışıyorlar.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2009/12/imho_tmb.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-129" title="imho_tmb" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2009/12/imho_tmb.png" alt="" width="325" height="299" /></a></p>
<p>Türkiye&#8217;de ise durum farklı. Sahip olduklarını iddia ettikleri altyapının yoksunluğunu fark etmeyen firmalar tarafından &#8220;yurt dışından bana bilogır bul dediler&#8221; emriyle hareket eden insanları orada burada görmeniz olası. Özellikle kendi alanım için konuşayım; teknoloji basınına yıllarca hizmet ettikten sonra bazı noktalarda kerameti kendinden menkul insanların benim ve diğer emekçilerden daha fazla ihtimam görmesi rahatsızlık yaratıyor.</p>
<p><strong>Arada sırada&#8230;</strong></p>
<p>Peki bunların arasında iyiler yok mu? Elbette var; fakat bu kişilerin de biraz araştırınca fazlaca iyi yetişmiş, kendisini yetiştirmiş ve/veya basın geçmişi olan kişiler olduğunu görüyoruz. Bu konuda, kendi alanımda verebileceğim en iyi örnek herhalde <a href="http://www.burak.com/about/" target="_blank">Burak Bayburtlu ve sitesi burak.com</a> olsa gerek. Tabii yanında çağrıldığı kişilere baktığımızda &#8220;şu kadar paraya bülteninizi yayınlarız&#8221; diyip saçma salak konulara atlarken FriendFeed&#8217;de &#8220;bu konuya şu kadar layk almam lazım&#8221; diyen embesilleri de görebiliyoruz.</p>
<p>Her şey zaman meselesi elbette. Zaman içinde okur da destekçiler de bir şekilde daha olgun olanın peşine düşecek ve gelişmiş, anlaşılır, okunabilir, bir şeyler katabilecek yeterlilikte olan daha fazla öne çıkacak.</p>
<p>Yeterliliğin ve seviyenin hükümran olması dileğiyle&#8230;</p>
<p>氣</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/106-toplumsal-iletisim-araclari-ne-is-gorur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
