<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Teknolo氣.com &#187; Donanım</title>
	<atom:link href="http://teknoloki.com/category/hardware/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://teknoloki.com</link>
	<description>Berkin Bozdoğan&#039;ın teknoloji güncesi.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 23 Dec 2011 18:39:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>Nokia N9: Kısa ömürlü şöhret</title>
		<link>http://teknoloki.com/505-nokia-n9-kisa-omurlu-sohret.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/505-nokia-n9-kisa-omurlu-sohret.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2011 18:39:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı telefon]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[ios]]></category>
		<category><![CDATA[meego]]></category>
		<category><![CDATA[n9]]></category>
		<category><![CDATA[nokia]]></category>
		<category><![CDATA[symbian]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=505</guid>
		<description><![CDATA[Nokia, mezarını çoktan kazdığı MeeGo işletim sistemini şimdiye kadarki en iyi telefonunda kullandı: N9. Aradığı taze kanı bulduğu gibi imha edip Windows Mobile&#8217;a yönelen Nokia&#8217;nın bu şaheseriyle biraz oynama fırsatı buldum. &#160; &#160; Nokia&#8217;nın uzun bir aradan bu yana yaptığı en iyi hareketini ülkemizde izlemeye başladık. Olayın adı N9, Nokia&#8217;nın GNU/Linux&#8217;u temel alan MeeGo işletim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nokia, mezarını çoktan kazdığı <strong>MeeGo</strong> işletim sistemini şimdiye kadarki en iyi telefonunda kullandı: <strong>N9</strong>. Aradığı taze kanı bulduğu gibi imha edip Windows Mobile&#8217;a yönelen Nokia&#8217;nın bu şaheseriyle biraz oynama fırsatı buldum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/12/nokiaN9_01.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-509" title="nokiaN9_01" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/12/nokiaN9_01.jpg" alt="" width="500" height="448" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Nokia&#8217;nın uzun bir aradan bu yana yaptığı en iyi hareketini ülkemizde izlemeye başladık. Olayın adı N9, Nokia&#8217;nın <strong>GNU/Linux&#8217;u temel alan</strong> MeeGo işletim sistemine sahip telefonu. Nokia bu telefonla önemli bir kazanç sağlamış hem de önemli bir kayba uğramış durumda diyebilirim. Akıllı telefonların önderi diyebileceğimiz Nokia, taklit de olsa bir tarz yaratıp ürün satılabileceğini anlayarak önemli bir adım atmışsa da <strong>rakibe korku, müşteriye huzur</strong> verebilecek bir sistemin ipini çektikten sonra bu ürünü çıkartarak garip bir tavır sergilemiş durumda.</p>
<p><strong>Özellikler</strong></p>
<p>Telefonun tüm özelliklerine <a href="http://www.gsmarena.com/nokia_n9-3398.php" target="_blank">GSM Arena&#8217;dan erişebilirsiniz</a>; burada daha ziyâde deneyim aktarmak istiyorum. Tıklayıp hepsini okuyacağım, sen de arada özet geç derseniz, <strong>480 x 854</strong>  piksellik 3,9 inç ekranlı bir devden bahsettiğimizi, tek çekirdekli <strong>Cortex A8</strong> işlemciyle (<em>yeterli ama çağdaşlarından geride</em>) geldiğini, 16 GB yerleşik depolama alanı sunduğunu ve bağlantı seçenekleri arasında hiçbir eksiğin olmadığını söyleyebilirim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/12/nokiaN9_04.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-512" title="nokiaN9_04" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/12/nokiaN9_04.jpg" alt="" width="500" height="316" /></a><em>2,5 inçlik sabit diskle boyut kıyaslaması. Arka tarafta</em><br />
<em>çift LED flaşlı kamera da görünüyor</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Nokia&#8217;nın bu işin, gelişmiş dokunmatik ekranlı ve kullanıcı dostu arayüze sahip bir iPhone klonu üretip satma kısmını çok iyi yaptığını söylemeliyim. Zira tuş sayısında iyice tenkisata giden Nokia, N9&#8242;a sadece üç tane tuş koymuş. Bütün denetimler dokunmatik ekran ve bu ekran aracılığıyla kullanabileceğiniz kullanıcı arayüzüyle sağlanıyor. Sadece bir parmakla neler yapabildiğinizi görmek sizi de şaşırtacak diye düşünüyorum.</p>
<p><strong>Ekran ve kullanıcı deneyimi</strong></p>
<p>İlk başta biraz garipseyeceksiniz ama dokunmatik ekranın yönetim anlamında <strong>belki de en verimli kullanıldığı telefon N9</strong> olsa gerek. Kişisel olarak, yalnızca mecbur kaldığım için, tamamen dokunmatik ekranla yönetilen bir telefon (<em>HTC Wildfire S, alquez&#8217;in CyanogenMod 7.2 türevi</em>) kullanan birisi olarak bu işin ne kadar ilerlediğine bir kere daha şahit oldum; siz de eğer kullanırsanız N9&#8242;un Nokia&#8217;nın evvelki Symbian&#8217;lı telefonlarından dokunmatik giriş sistemiyle bile ayrıldığını fark edeceksiniz. Meğer <strong>mesele her şeye sıfırdan başlamakmış</strong>; keşke bu kadar geç kalınmasaydı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/12/nokiaN9_03.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-511" title="nokiaN9_03" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/12/nokiaN9_03.jpg" alt="" width="500" height="246" /></a><em>3,5 mm ses çıkışı yanında telefonun üst kısmında</em><br />
<em>gizlenmiş olan micro USB ve micro SIM yuvaları.</em></p>
<p>Nokia N9 eksiksiz <strong>çoklu ortam deneyimi</strong> sunuyor. Bunun yanında içinde birçok hizmet için kendi uygulamasıyla ve tümleşik hesap yönetim arayüzüyle geliyor. Elbette Symbian kadar olgun veya zengin olduğunu söylersem yalan olur ama başlangıç için iyi durumda. Kutudan çıktığı gibi çok fazla üçüncü şahıs yazılım kurmadan da her işinizi görebiliyorsunuz (<em>her işi görmek elbette geniş bir kavram ama anladınız siz <img src='http://teknoloki.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </em> ).</p>
<p><strong>Geçmişe özlem</strong></p>
<p>Symbian kadar zengin değil dedim ya, aslında en büyük sıkıntı burada. Nokia bu platformla devam etmeyeceğini çoktan açıkladı. Bu açıklama doğal olarak ölü doğmuş bir telefona ve kısır bir platforma sebep olacak. Yılların birikimi haline gelen ve her yerde her şey için bir çözümü bulabileceğiniz Symbian yazılımlarının MeeGo sürümünü bulmayı beklemeyin. Bunun yanında birilerinin bu yazılımları zaman içinde kullanıcılara sağlayacağı sanrısına da kapılmayın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/12/nokiaN9_02.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-510" title="nokiaN9_02" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/12/nokiaN9_02.jpg" alt="" width="500" height="377" /></a><em>Bumblebee! Kutu içeriğine bakabilir miyiz?</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Özetle Nokia sunması gereken ürünü oldukça büyük bir gecikmeyle, <strong>bütün platformun da idam fermanını</strong> hazırladıktan sonra piyasa sürerek hayal kırıklığı yarattı. Diğer taraftan, N9&#8242;u ürün olarak tek başına düşünürseniz, kusur bulmak gerçekten zor. En nihayetinde her keseye göre (<em>gerektiğinde de özgürleştirilebilen</em>) Android işletim sistemli cihazlar varken Blackberry, Windows Mobile, Symbian veya MeeGo çalıştıran cihazları almayı düşünmeyecek büyük bir müşteri kitlesi, <strong>iOs varken</strong> de başka bir şeyi gözü görmeyen daha büyük bir tüketici grubu var.</p>
<p>Nokia, neden yapıyor bilmiyoruz ama, eski üretkenlik ve yenileşimciliğini kenara bırakıp giriş seviyesi ve orta seviyeye hitap edebilecek performanstaki ürünleri (<em>N9&#8242;dan bahsetmiyorum</em>) <strong>olması gerekenden pahalıya</strong> satıp üst seviye telefonlarla mücadele etme çabasını sürdürecekse, içinde bulunduğu sıkıntılı dönemden çıkmak için<strong> Windows Mobile</strong> ve <strong>Microsoft</strong>&#8216;un yazılım geliştirme platformundan da medet ummamasını tavsiye ederim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>氣</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/505-nokia-n9-kisa-omurlu-sohret.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>UEFI: Güvenlik ve özgürlük arasında</title>
		<link>http://teknoloki.com/465-uefi-guvenlik-ve-ozgurluk-arasinda.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/465-uefi-guvenlik-ve-ozgurluk-arasinda.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Oct 2011 19:46:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[bios]]></category>
		<category><![CDATA[coreboot]]></category>
		<category><![CDATA[efi]]></category>
		<category><![CDATA[intel]]></category>
		<category><![CDATA[linux]]></category>
		<category><![CDATA[linuxbios]]></category>
		<category><![CDATA[pc]]></category>
		<category><![CDATA[preboot environment]]></category>
		<category><![CDATA[uefi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=465</guid>
		<description><![CDATA[&#160; BIOS teknolojisi artık eskiyor. Daha kötüsü çağdaş sistemlerle yapabileceklerimiz için yetersiz kalmaya başladı bile. Bu işlerin başında ise işletim sistemi başlatılmadan evvel sisteme müdahale edilebilecek ve ince ayar çekilebilecek bir ortamın eksikliği var. Özetle, bu yakınlarda BIOS teknolojisi rafta tozlu bir yer edinmeye gidecek ve sebebi çok&#8230; &#160; UEFI olaran adlandırılan nispeten yeni teknoloji [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>BIOS teknolojisi artık eskiyor. Daha kötüsü çağdaş sistemlerle yapabileceklerimiz için yetersiz kalmaya başladı bile. Bu işlerin başında ise<strong> işletim sistemi başlatılmadan evvel</strong> sisteme müdahale edilebilecek ve ince ayar çekilebilecek bir ortamın eksikliği var. Özetle, bu yakınlarda <strong>BIOS</strong> teknolojisi rafta tozlu bir yer edinmeye gidecek ve sebebi çok&#8230;</p>
<p><a title="Teknokedi.com" href="http://www.teknokedi.com/uefi-guvenlik-ve-ozgurluk-arasinda/" target="_blank"><img class="aligncenter size-full wp-image-469" title="mehcano_tux_teknokedi.com" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/10/mehcano_tux_teknokedi.com_1.jpg" alt="" width="500" height="380" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>UEFI olaran adlandırılan nispeten yeni teknoloji <strong><a title="Wikipedia" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/BIOS">otuz yıllık BIOS</a></strong>&#8216;un yerini alacak diye yapılan hesaplarla ilgili bazı rahatsız edici gelişmeler mevcut. Bu gelişmeleri, sistemin mantığını ve BIOS&#8217;un tıkandığı noktaları anlattığım bir yazıyı Teknokedi.com geçtiğimiz günlerde yayınladı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.teknokedi.com/uefi-guvenlik-ve-ozgurluk-arasinda/" target="_blank">UEFI: Güvenlik ve Özgürlük Arasında<br />
Teknokedi.com</a></p>
<p style="text-align: left;">氣</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/465-uefi-guvenlik-ve-ozgurluk-arasinda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SSD kullanırken bunlara dikkat</title>
		<link>http://teknoloki.com/425-ssd-kullanirken-bunlara-dikkat.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/425-ssd-kullanirken-bunlara-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Aug 2011 12:36:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[intel]]></category>
		<category><![CDATA[katı depolama]]></category>
		<category><![CDATA[kingston]]></category>
		<category><![CDATA[ocz]]></category>
		<category><![CDATA[sandforce]]></category>
		<category><![CDATA[solid state drive]]></category>
		<category><![CDATA[ssd]]></category>
		<category><![CDATA[ssd ömrü ne kadar]]></category>
		<category><![CDATA[team]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=425</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Yakinen tanıyanlar veya diğer güncemi takip edenlerin bildiğini tahmin ettiğim bir şey var: Uzun zamandır sadece dizüstü bilgisayar kullanıyorum. Bunun birçok sebebi var ama temelde İnternet yayıncılığı günlerinden kalma bir alışkanlık olduğunu söylemeliyim. Olay yerinden makale yaz çiz derken her şeyi taşınabilir sistemime geçirip yola koyulmuş, masaüstü bilgisayarımın parçalarını da arkadaşlarıma çoktan dağıtmıştım. &#160; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Yakinen tanıyanlar veya <a title="İGE" href="http://isgucenerji.blogspot.com/" target="_blank">diğer güncemi</a> takip edenlerin bildiğini tahmin ettiğim bir şey var: Uzun zamandır sadece dizüstü bilgisayar kullanıyorum. Bunun birçok sebebi var ama temelde <a title="SDN" href="http://shiftdelete.net" target="_blank">İnternet yayıncılığı günlerinden</a> kalma bir alışkanlık olduğunu söylemeliyim. Olay yerinden makale yaz çiz derken her şeyi taşınabilir sistemime geçirip yola koyulmuş, masaüstü bilgisayarımın parçalarını da arkadaşlarıma çoktan dağıtmıştım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/08/daito_pc_laptop.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-430" title="daito_pc_laptop" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/08/daito_pc_laptop.jpg" alt="" width="500" height="375" /></a><em>Daito kullanımda</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Önümüzdeki iki üç sene boyunca bana yeteceğini umduğum <a title="İGE Hoş Geldin Daito" href="http://isgucenerji.blogspot.com/2011/06/hos-geldin-daito.html" target="_blank">yeni bilgisayarımı</a> da kendi kullanımıma uygun hâle getirmek için çeşitli çalışmalar yapmaya başlamıştım. Bu güncellemelerden bir tanesi 6 GB (<em>4 ana karta çakılı +2 GB SODIMM</em>) olarak gelen belleği 8 GB&#8217;a yükseltmekti. Sadece profesyonel uygulamalarla o kadar bellek adresleme ihtiyacı olanların, <strong>saplantılıların</strong> ve sanal makine çalıştıranların ihtiyaç duyacağı bir güncelleştirme olduğu konusunda haklısınız; ben son iki sınıfa da dahilim. Diğeri ise ayıp ve günah olarak adlandırılabilecek 5400 d/d hızda çalışan sabit diskin kurtarılıp 7200 d/d hızında dönen bir <strong>Seagate Momentus</strong>&#8216;a terfi ettirilmesi işi vardı. Ama <a title="İGE SSD İle Güzel Günler" href="http://isgucenerji.blogspot.com/2011/07/ssd-ile-guzel-gunler.html" target="_blank">bazı sebeplerden çalışmadı</a>.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Mutlu son ve sonrası</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kısa bir gecikmeden sonra gerçekleştirdiğim SSD güncellemesinin ardından her saplantılı teknoloji hastası gibi içime birkaç tane kurt düştü: Mesela TRIM desteği çalışıyor mu? Windows bu sürücünün bir katı depolama birimi olduğunu anlayabildi mi? Sürücünün sağlık bilgisini doğru biçimde görebilir miyim? Nasıl oluyor da oluyor? Bu bir rüya mı?</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><em>TRIM, SSD kullanımı sırasında üzerinde yazılı olan verinin silinmesi sırasında, hücrelerin donanım tarafından boşaltılarak yeniden yazılmaya hazır hale getirilmesiyle ilgili bir teknolojidir. Yeni nesil SSD&#8217;ler ve işletim sistemleri tarafından desteklenmektedir.</em></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tamam, son ikisini şimdilik geçiyorum; hezeyanımdan kaynaklanan durumlar&#8230; TRIM desteği aklıma takılan ilk şey oldu. İnternet üzerine yapılan araştırmalarda karşınıza çıkacak olan birçok yazıda TRIM desteğinin <strong>Windows 7</strong>&#8216;de otomatik olarak çalıştığı, <strong>GNU/Linux</strong> altında güncel bir çekirdek sürümünüz varsa (<em>2.6.x ve sonrasında</em>) çatır çatır devreye girdiği veya Mac OS X&#8217;in bu teknolojiyi <a title="Wikipedia - TRIM" href="http://en.wikipedia.org/wiki/TRIM">hoplaya zıplaya kullandığı gibi bilgiler</a> sizi bir an rahatlatacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Bakılacak yerler</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Windows altında TRIM konusunu kontrol etmenin iki ayağı var: Öncelikle Windows acaba bunun bir SSD olduğunu anladı mı sorusunu cevaplamanız gerekiyor. Bunu anlamak için Windows&#8217;un içinde gelen disk birleştirme aracına bakmanız yeterli. SSD&#8217;Lerin birleştirilmeye ihtiyacı olmaz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/08/disk_birlestirme_defrag_ssd.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-434" title="disk_birlestirme_defrag_ssd" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/08/disk_birlestirme_defrag_ssd.jpg" alt="" width="500" height="397" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Burada hemen olaya bir virgül koyup SSD&#8217;lerle ilgili en önemli kuralımızı yazıyoruz:<strong> SSD&#8217;lerde disk birleştirme işlemi yapmayın!</strong> Diyelim yaptınız <strong>&#8220;valla o kadar hızlı bitti ki, inanamadım!!1!&#8221;</strong> diye anlatıp kendinizi aptal durumuna düşürmeyin. Mekanik diskler gibi her dönüşte veri toplayan hareketli okuma kafası gibi bir kavram olmadığı için SSD teknolojisi <strong>&#8220;aman da aman dosyalar ne kadar da çok saçıldı?!?&#8221;</strong> diyerek yavaşlamaz. Bu işlem en fazla sınırlı olan okuma ve yazma ömrünü kısaltmaya yarar. Tabii sisteminizde mekanik diskler de varsa onlarda otomatik birleştirmenin açık olduğunu da göreceksiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p>Başlat &gt; Çalıştır &gt; CMD (<em>yönetici haklarıyla</em>)</p>
<p>&gt;fsutil behavior query disabledeletenotify</p>
<p>DisableDeleteNotify = 1 / TRIM Çalışmıyor<br />
DisableDeleteNotify = 0 / TRIM Çalışıyor</p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aslında bu komutun size 0 yanıtını döndürmesi sadece Windows&#8217;un TRIM ile ilgili komutları SSD olduğunu anladığı sürücüye gönderdiğini anlatıyor: Artık sürücünün yönetici yongası o komutla ne yapıyor ne yapmıyor, kısa araştırmam sonucunda öğrenmenin kullanışlı bir yolunu bulamadım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Veriniz güvende, gerçekten</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>SSD kullanmaya başlayacak sağlıklı ve saplantılı insanların aklına gelen ilk soru elbette evvelki yıllarda oldukça kafa karıştırıcı olan ve rahatsız eden <strong>okuma yazma ömrü ne kadar olacak</strong> meselesiydi. Neyse ki bu sorunlar, en azından son kullanıcı tarafında, çoktan aşıldı. SSD&#8217;lerin, hobi olsun diye makineye sürekli gereksiz I/O yaptırmıyorsanız, teknolojisi eskiyen veya yıprandığı için performansı azalmaya başlayan mekanik disklerden daha uzun ömürlü olduklarını söyleyebilirim.</p>
<p>Olmaz olmaz, diyelim ki SSD ömrünü doldurdu, verilere ne olacak? Cevap basit: Eğer elektriksel bir arıza çıkmazsa <strong>verileriniz sürücüde durmaya devam edecek</strong>. Yani kocaman bir CD&#8217;niz olacak; üzerine veri yazmayacaksınız ama okumak konusunda bir sıkıntınız (<em>büyük ihtimalle</em>) olmayacak.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Serbest düşüş koruması mı? O da ne?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Paraya kıyıp ileri seviye bir dizüstü bilgisayar aldıysanız ve üzerinde mekanik sabit sürücüyle geliyorsa yerleşik bir ivmeölçer barındırması olağandır. Bu ivmeölçerin görevi Wii Remote gibi makinenizi sallayıp oyun oynamanızı sağlamak değil (<em>ona bi de jiroskop eklesek aslında var ya, oof of, öhm pardon</em>) bilgisayar olur da elinizden kayar giderse <strong>sabit diski uyararak fiziksel hasarı engellemek</strong>. Sabit diskin okuma yazma kafaları bu sinyalle park konumuna çekilir ve disk yüzeyi veya kafalarda hasar oluşması engellenir. SSD&#8217;de kafaları geçtim, meraktan içini açıp geri kapatırken tam sıkmayı unutabileceğiniz vidalar hariç hareketli hiçbir parça yok.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Açıkçası ivmeölçer sistemi açık kaldığında SSD&#8217;ye giden <strong>topla kendini kardeşim!</strong> mesajına <strong>sen benimle kafa mı buluyorsun? </strong>cevabını mı veriyor yoksa sürücüyü bir süre boyunca okuma ve yazma işleminden alıkoyuyor mu emin değilim.  Siz yine de devre dışı bırakın. Sen ne yaptın derseniz&#8230; Makinemin bir üst modelinde SSD olduğu için yönetim yazılımı SSD&#8217;yi anladığı gibi ivmeölçeri devre dışı bıraktı. Mutlu hüzün veya hüzünlü mutluluk, karar veremedim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ne kadar ömrü kaldı?</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>SSD&#8217;lerin ömrüyle ilgili veri bildiğiniz <a title="Wİkipedia - S.M.A.R.T." href="http://en.wikipedia.org/wiki/S.M.A.R.T." target="_blank">SMART verisinde</a> gizli. Fakat üreticilerin kendi sürücüleri için sunduğu yazılımlar haricinde denediğim hiçbir yazılım her şeyi düzgün olarak göstermedi. Her şeyden kastım, genel SMART verisi, sağlık durumu, sürücüye ne kadar veri yazıldığı ve sürücüden ne kadar veri okunduğu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/08/intel_ssd_toolbox.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-447" title="intel_ssd_toolbox" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/08/intel_ssd_toolbox.jpg" alt="" width="500" height="389" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Önemli üreticilerden <strong>OCZ</strong>, <a title="OCZ SSD Toolbox" href="http://www.ocztechnology.com/ssd_tools/" target="_blank">Toolbox</a> adı altında, sadece kendi sürücüleriyle çalışan bir yazılım sunuyor. Bu yazılımla firmware güncellemesi de yapabiliyorsunuz. <a title="Intel SSD Toolbox" href="http://downloadcenter.intel.com/Detail_Desc.aspx?agr=Y&amp;DwnldID=18455" target="_blank">Intel&#8217;in SSD Tools</a> isimli yazılımı biraz daha esnek. <strong>Her türlü SSD üzerinde çalışan iki özelliği</strong> var (<em>sağlık bilgisi ve sürücü nitelikleri</em>).  Intel&#8217;e saygım sonsuz velâkin her tarafını şifrelediğim (<em>dolayısıyla en az kendisi kadar yazdığım</em>) disk için <strong>komik okuma yazma değerleri</strong> göstermesi benim açımdan çok parlak olmadı. Dolayısıyla bu konuda üretici bir yazılım sağlamıyorsa okuma yazma değerleri konusunda güvenebileceğiniz kaynağı sizin bulmanız gerekiyor fakat SMART verisinde disk <strong>ben taş gibiyim</strong> (<em>rock solid, oh yeah!</em>) diyorsa doğrudur. O kısmına güvenebilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>氣</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/425-ssd-kullanirken-bunlara-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nokia C7&#8242;yle deneyimler</title>
		<link>http://teknoloki.com/398-nokia-c7yle-deneyimler.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/398-nokia-c7yle-deneyimler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jun 2011 17:02:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[akıllı telefon]]></category>
		<category><![CDATA[c7]]></category>
		<category><![CDATA[cep telefonu]]></category>
		<category><![CDATA[nokia]]></category>
		<category><![CDATA[nokia c7]]></category>
		<category><![CDATA[nokia c7 inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[symbian]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=398</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Nokia&#8217;nın yeni ama hâlihazırda pabucu dama atılmış Symbian işletim sistemini kullanan telefonları bir bir kendisini gösteriyor. Elime Nokia&#8217;nın halkla ilişkiler ajansı tarafından ulaştırılan C7 modeliyle ilgili atıp tutarken aklınızın bir köşesinde kalmasını istediğim tek şey seneye ortalıkta Symbian adlı bir şey kalmadığında bu telefonların &#8220;Nokia&#8217;da böyle bir şeyler yapardı zamanında&#8221; demek için kullanabileceğimiz son [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Nokia&#8217;nın yeni ama hâlihazırda <strong>pabucu dama atılmış Symbian</strong> işletim sistemini kullanan telefonları bir bir kendisini gösteriyor. Elime Nokia&#8217;nın halkla ilişkiler ajansı tarafından ulaştırılan<strong> C7 </strong>modeliyle ilgili atıp tutarken aklınızın bir köşesinde kalmasını istediğim tek şey seneye ortalıkta Symbian adlı bir şey kalmadığında bu telefonların &#8220;Nokia&#8217;da böyle bir şeyler yapardı zamanında&#8221; demek için kullanabileceğimiz son dayanak noktaları olduğu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/06/nokia_c7_1_onden.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-409" title="nokia_c7_1_onden" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/06/nokia_c7_1_onden.jpg" alt="" width="500" height="289" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Nokia C7</strong> ile ilgili uzun uzun inceleme yazmayacağım (<em><a href="http://www.gsmarena.com/nokia_c7-3394.php" target="_blank">buraya tıklayıp</a> teknik ayrıntılara ulaşabilirsiniz</em>). Açıkçası Nokia&#8217;nın son modelleri arasında (<em>E7, C7 vb</em>) pek fark yok, arayüz hep aynı (<em>haliyle</em>) ve fark sadece biçim ve temel donanımsal özelliklerde ortaya çıkıyor. C7 modeli, <strong>bar tipi</strong>, dokunmatik ekranlı bir model. Etrafındaki tuşlar ses açma kapama ve tuş kilidi işlevi görüyorlar. Dokunmatik ekranın altında ise <strong>bir akıllı telefon klasiği</strong> olarak cevapla, çağrı sonlandır ve menü tuşu var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Eskiyi unutun</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kullanım genel olarak kolay ama elinizle, daha eski bir telefondan geçiş yaparsanız, her tarafını muhteşem derecede algılayan kapasitif ekrana alışırken sürekli başka şeylere basmanız işten değil. Kullandığım 5800 ne kadar kötüymüş, bu telefon ne kadar iyiymiş diye bir süre sayıkladığımı hatırlıyorum. Ama AMOLED ekran fazlaca parlak olan renk üretimi ve titrek görünen aydınlatması nedeniyle biraz garip gelebilir. Alışması uzun sürüyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/06/nokia_c7_2_arkadan.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-410" title="nokia_c7_2_arkadan" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/06/nokia_c7_2_arkadan.jpg" alt="" width="500" height="366" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tamam, flaşlı 8 MP kameraya lafım yok ama yanında 24 MP tam çerçeve SLR fotoğraf makinesi taşıyan birisi olduğumdan bu özelliği pek az kullandım (<em>arada kroyum ama para bende mesajını da verdim sanırım, öhm neyse</em>). Çözünürlük iyi velâkin telefon kameralarının genel sorunu olan renk kırılmalarını yaşıyorsunuz. Kameranın iki yanındaki hoparlörler de  başarılı. Ne kadar iyi derseniz, Nokia&#8217;nın birçok yeni modelinde olduğu gibi çevrenizdekileri net bir müzik yayınıyla rahatsız edebileceğiniz kadar.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/06/nokia_c7_3_ustten.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-411" title="nokia_c7_3_ustten" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/06/nokia_c7_3_ustten.jpg" alt="" width="500" height="236" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yeni telefonlarla ilgili olarak en sevdiğim kısım sanırım üzerlerindeki <strong>Micro USB</strong> yuvasının aynı zamanda şarj olmalarını sağlaması. Dolayısıyla bir kablo ve USB çıkışı olup da çalışan bir elektronik aygıt olması bu telefonu şarj etmeniz için yeterli. Tabii Micro USB özgür bir standart değil, o nedenle standart USB bağlantıları kadar kolay bulunur kablolara sahip değil. Olsun, artı puan artı puandır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/06/nokia_c7_4_kapakacik.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-412" title="nokia_c7_4_kapakacik" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/06/nokia_c7_4_kapakacik.jpg" alt="" width="500" height="340" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Depolama alanı seçeneği en beğendiğim kısım oldu diyebilirim. İşletim sisteminin çalıştığı küçük bir alan (<em>C: diyelim, Windows alışkanlıkları</em>) haricinde <strong>8 GB yerleşik depolama alanı</strong> sunan C7&#8242;ye bir de (<em>pili çıkartmanız gerekse de</em>) <strong>microSD</strong> bellek kartı takabiliyorsunuz. Teorik olarak 40 GB&#8217;a kadar yolunuz var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kısaca&#8230;</strong></p>
<p><strong><br />
</strong></p>
<p>Nokia&#8217;nın onu ilk tanıdığımız halindeki son demlerinde bir telefon arıyorsanız (o kadar duygusalsanız) veya Symbian tamamen ortadan kaybolmadan efsaneyi çalıştıran son ürünlerden birisini arıyorsanız Nokia C7 iyi bir telefon. Barındırdığı çoklu ortam özelliklerine çok methiye düzmeyeceğim; ama işlem gücü haricinde zaten sekiz sene önce de bu denli iyi ürünleri vardı. Yalnız dikkat edin, metal yüzey elden çok feci kayıyor; elinizde az önce bütün biçimde duran telefonun parçalarını yerden toplamanız hoş olmaz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>氣</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/398-nokia-c7yle-deneyimler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>HP DeskJet Ink Advantage 2060 incelemesi</title>
		<link>http://teknoloki.com/351-hp-deskjet-ink-advantage-2060-inkjet-yazici.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/351-hp-deskjet-ink-advantage-2060-inkjet-yazici.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Apr 2011 09:47:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[2060]]></category>
		<category><![CDATA[deskjet]]></category>
		<category><![CDATA[hp]]></category>
		<category><![CDATA[ink advantage]]></category>
		<category><![CDATA[printer]]></category>
		<category><![CDATA[yazıcı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=351</guid>
		<description><![CDATA[Mürekkep püskürtmeli yazıcılar düşük ilk maliyet ve sonrasında süründüren kartuş masrafıyla kötü bir üne sahipler. Sadece birkaç sayfa yazmak için bu kadar külfete katlanmak istemiyorsanız HP DeskJet Ink Advantage 2060 ürününe bir göz atın derim. &#160; Mürekkep püskürtmeli yazıcıları çekici yapan şey elbette baskı kalitelerine nazaran ilk maliyetlerinin düşük olmasından başka bir şey değil. Özellikle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mürekkep püskürtmeli yazıcılar düşük ilk maliyet ve sonrasında süründüren kartuş masrafıyla kötü bir üne sahipler. Sadece birkaç sayfa yazmak için bu kadar külfete katlanmak istemiyorsanız <strong>HP DeskJet Ink Advantage 2060</strong> ürününe bir göz atın derim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mürekkep püskürtmeli yazıcıları çekici yapan şey elbette baskı kalitelerine nazaran ilk maliyetlerinin düşük olmasından başka bir şey değil. Özellikle de ilerleyen teknoloji sayesinde çok ince ayrıntıları ve tonlamaları en niteliksiz kağıt üzerinde bile muhteşem düzeyde yapabiliyorlar. Tabii bu işin sonraki maliyeti kartuş masrafıyla birlikte artıyor zira esas baskı teknolojisini barındıran ve yazma işini mürekkebi kağıda damla damla püskürtmekte olan parça kartuşlar.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/04/hp_deskjet_ink_advantage_2060_1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-372" title="hp_deskjet_ink_advantage_2060_1" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/04/hp_deskjet_ink_advantage_2060_1.jpg" alt="" width="500" height="414" /></a></p>
<p>Kartuşların sarf malzemesi olarak alındığında fiyatlarının sıfır yazıcıya denk geldiği zamanları da gayet iyi bilenler olacaktır. Açıkçası bu maliyet hâlâ yüksek sayılır, fakat herkesin muhteşem fotoğraflar bastırmak için yazıcı almadığını anlayan birileri de var. HP&#8217;nin ekonomik yazıcılarından<strong> DeskJet Ink Advantage 2060</strong>&#8216;ı yaklaşık on gün boyunca kullandım. Ürün giriş seviyesi bir mürekkep püskürtmeli yazıcı ve aynı zamanda üzerindeki tarayıcıyla birlikte tarama ve bilgisayara bağlı olmadan fotokopi çekme özelliklerini sunuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/04/hp_deskjet_ink_advantage_2060_3.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-374" title="hp_deskjet_ink_advantage_2060_3" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/04/hp_deskjet_ink_advantage_2060_3.jpg" alt="" width="500" height="329" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Yazma ve tarama yeteneği</strong></p>
<p>Bu ürünün <strong>~120 liralık </strong>fiyatına ve birazdan söyleyeceğim <strong>kartuş maliyetine</strong> göre değerlendirilmesi taraftarıyım. Elbette etrafta bulabileceğiniz en iyi veya en hızlı yazıcı bu değil. Sayfanın niteliğine göre 5-8 saniyede alınan baskılarda  ve daha uzun süren (20 civarı) renkli baskılarda kalite kabul edilebilir düzeyde. Renksiz baskıda gradyen tonlamalar lazer yazıcılara göre daha yumuşak, ama bu yumuşak geçiş siyaha yaklaştıkça (<em>haliyle</em>) yoldan çıkabiliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Testlerden biri sırasında <strong><a href="http://northlight-images.co.uk/content_images/test_images/bw_lin_test.jpg" target="_blank">burada görebileceğiniz</a></strong> görüntünün <strong><a title="Tıklayın, indirin." href="http://northlight-images.co.uk/downloadable_2/bw_lin_test_2.zip" target="_blank">yüksek çözünürlüklü olanını</a></strong> kullandım. Aşağıdaki tabloda en alttaki gri tonlamada 9 ve 10 arasındaki fark varsayılan baskı kalitesinde bile (<em>az buçuk, zaten fark pek az</em>) anlaşılabiliyor. Aynı görüntüyü bastırdıktan sonra<strong> fotokopiyle çoğalttığımda</strong> ise elbette araya giren analog dönüştürme işleminin izlerini gördüm. Standart bir fotokopi makinesinde de görebileceğiniz tarama doğrultusunda oluşan gradyenler buna bir örnek. Günü kurtarır mı? Elbette.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/04/hp_deskjet_ink_advantage_2060_2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-373" title="hp_deskjet_ink_advantage_2060_2" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/04/hp_deskjet_ink_advantage_2060_2.jpg" alt="" width="500" height="287" /></a></p>
<p><strong>DeskJet 2060</strong>&#8216;ın tarama yeteneği kısıtlı da olsa arşivleyeceğiniz belgeler ve OCR işlemleri için yeterli niteliği tutturmakta sorun yaşamadım. En nihayetinde ilk etapta fotokopi işlevi için eklenmiş bir tarayıcı hakkında konuşuyoruz. Muhteşem  renk üretimi veya film/dia tarama işlevlerini beklemeyin. Ev ve ofiste gündelik işleriniz için yeterli olacak bir tarayıcı olduğunu söyleyebilirim; ama makul hızlarda baskı almak istiyorsanız lazer yazıcı veya fotokopi makinesi kalitesini beklemeyin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kartuş sudan ucuz</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gelelim ürünün güçlü yanına: Kartuş ve maliyetler. Üründe (<em>aşağıda Bumblebee ile poz vermiş şekilde görebileceğiniz</em>) iki adet kartuş var. Bunlardan birisi <strong>siyah</strong> (<em>CMYK sistemindeki K</em>) diğeri ise<strong> CMY</strong> bir arada (<em>renklerin geri kalanı</em>). Kartuşların <strong>her biri 20 liranın altında</strong> fiyatlara satılıyor. Yazıyı yazarken baktığımda internet üzerinden kartuşların <strong>9,12 USD + KDV</strong> fiyatla (<strong><em><a href="http://www.hepsiburada.com/Liste/hp-2060-deskjet-3-renkli-kartus-cn693a-no704/ProductDetails.aspx?productId=bs00918&amp;categoryId=243" target="_blank">CMY</a></em></strong> ve <em><strong><a href="http://www.hepsiburada.com/Liste/hp-deskjet-2060-siyah-kartus-cn692a-no704/ProductDetails.aspx?productId=bs00919&amp;categoryId=243" target="_blank">K</a></strong></em>) temin edilebildiğini gördüm. Ürünle gelen kartuşlar tam dolu olarak kutudan çıkıyor ve <strong>standart siyah metin</strong> basmanın sayfa başı maliyeti kâğıt ve elektrik hariç 4 kuruş civarında hesaplanıyor (<em>bir kartuşla 400 sayfanın üzerinde metin basıldığı söyleniyor, bunu denemedim</em>).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/04/hp_deskjet_ink_advantage_2060_4.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-375" title="hp_deskjet_ink_advantage_2060_4" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/04/hp_deskjet_ink_advantage_2060_4.jpg" alt="" width="400" height="559" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Sonuç</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Amiyane tabirle almayanı dövüyorlar ayarında bir fiyatla ve baskı maliyetiyle gelen HP DeskJet Ink Advantage 2060, ev ve iş kullanımında temel ihtiyaçlara maliyetsiz ve basit çözümler arayan kullanıcılar için uygun bir çözüm.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>氣</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/351-hp-deskjet-ink-advantage-2060-inkjet-yazici.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilgisayarlar nelere dayanıyor, haberiniz yok!</title>
		<link>http://teknoloki.com/330-bilgisayarlar-nelere-dayaniyor-haberiniz-yok-lenovo-thinkpad-ideapad-dizustu.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/330-bilgisayarlar-nelere-dayaniyor-haberiniz-yok-lenovo-thinkpad-ideapad-dizustu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Mar 2011 13:03:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[dayanlıklılık]]></category>
		<category><![CDATA[dizüstü]]></category>
		<category><![CDATA[dragunov]]></category>
		<category><![CDATA[ideapad]]></category>
		<category><![CDATA[işkence testi]]></category>
		<category><![CDATA[lenovo]]></category>
		<category><![CDATA[notebook]]></category>
		<category><![CDATA[thinkpad]]></category>
		<category><![CDATA[y550]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=330</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Lenovo&#8217;dan dizüstü bilgisayarlarıyla ilgili bir bülten geldi. Bilgisayarların ne kadar dayanıklı olduğunu anlatan bu bültende birkaç eksik var. Lenovo tarafından yapılan açıklamada CES  2011 kapsamında fuar ziyaretçilerinin gözü önünde ThinkPad serisi dizüstü bilgisayarlara yapılan işkence testlerinden bahsedilmiş. Bu testler arasında kapağın 30.000 defa açılıp kapanması, bilgisayarın üzerine 40 kg ağırlık koyulması ve su altında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Lenovo&#8217;dan dizüstü bilgisayarlarıyla ilgili bir bülten geldi. Bilgisayarların ne kadar dayanıklı olduğunu anlatan bu bültende birkaç eksik var.</p>
<p>Lenovo tarafından yapılan açıklamada <strong>CES  2011</strong> kapsamında fuar ziyaretçilerinin gözü önünde ThinkPad serisi dizüstü bilgisayarlara yapılan işkence testlerinden bahsedilmiş. Bu testler arasında kapağın <strong>30.000 defa açılıp kapanması</strong>, bilgisayarın üzerine <strong>40 kg ağırlık</strong> koyulması ve su altında bekletilmesi var. Ayrıca biliyoruz ki, bu testlerden en sevileni, aşağıda gördüğünüz sahnede gerçekleşen, sütlü kahve ile yapılanı. Tabii ziyan olan kahveye üzülmek yerine hayatta kalan bilgisayara seviniyoruz.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/03/lenovo_thinkpad_kahve_iskence.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-345" title="lenovo_thinkpad_kahve_iskence" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/03/lenovo_thinkpad_kahve_iskence.jpg" alt="" width="500" height="492" /></a></p>
<p>Tabii <strong>Lenovo</strong> eksik yazmış: Dayanıklılık konusunda birçok rakibini kolayca saf dışı bırakabilecek, Sony&#8217;nin en tepe serisinden bir ürünü bile bir buçuk senede, tamamen doğal yöntemlerle, herhangi bir düşme veya çarpmaya maruz kalmadan veya içine bir şeyler dökmeden haşat etmeyi başarmış birisi olarak bir seneyi aşkındır <strong>oyun makinesi olarak kullandığım IdeaPad Y550</strong>&#8216;nin hâlâ hayatta olduğu söylense daha da etkileyici olabilirdi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Eh, en nihayetinde bu testler bilgisayarın önlem alınmış özelliklerini sınıyor, benim durumumda ise gerçek dünya testi söz konusu. <img src='http://teknoloki.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Tabii bu işin esprisi. Özellikle evvelki bilgisayarımla yaşadığım sorunlardan (<em>ekranın bir yılda üç kere gitmesi, doğru düzgün tamir edilememesi</em>) sonra, Lenovo ürünleri tam bir ilaç durumunda.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>氣</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Yazıyı okurken <a href="http://teknoloki.com/teknoloki-com_hakkinda" target="_blank">bu sayfadaki açıklamaları</a> dikkate alınız!</em></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/330-bilgisayarlar-nelere-dayaniyor-haberiniz-yok-lenovo-thinkpad-ideapad-dizustu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tablet kime gerekir?</title>
		<link>http://teknoloki.com/326-tablet-kime-gerekir.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/326-tablet-kime-gerekir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Mar 2011 10:46:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[dizüstü bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[tablet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=326</guid>
		<description><![CDATA[Herkesin tartıştığı, Apple bağnazlarının daha da alevlendirdiği tablet meselesine pek fazla gözardı edilen tarafından bakmak lazım: Gereklilik. Steve Jobs&#8217;un iş konusundaki dehasını küçümseyecek değilim. Kendi kurduğu şirketten kovulan, sonrasında (arada) Pixar ve Next&#8217;i kurup tekrar koltuğuna döndüğü gibi iPod çılgınlığını başlatan Jobs&#8217;un her sözü bir pazarlama dersi gibi dinlenmelidir. Elbette iPad ve iPad 2 tanıtımlarında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Herkesin tartıştığı, Apple bağnazlarının daha da alevlendirdiği tablet meselesine pek fazla gözardı edilen tarafından bakmak lazım: Gereklilik.</p>
<p>Steve Jobs&#8217;un iş konusundaki dehasını küçümseyecek değilim. Kendi kurduğu şirketten kovulan, sonrasında (arada) Pixar ve Next&#8217;i kurup tekrar koltuğuna döndüğü gibi iPod çılgınlığını başlatan Jobs&#8217;un her sözü bir pazarlama dersi gibi dinlenmelidir. Elbette iPad ve iPad 2 tanıtımlarında yaptığı konuşmalar da oldukça ikna ediciydi; hepimizin bir tablete (hatta sadece iPad&#8217;e) ihtiyacı var!</p>
<p><strong>Özellik kadar sunum da önemlidir</strong></p>
<p>Teknik üstünlük her zaman ürünü sattırmaz. Öyle olsa OS/2 ölmez, tek kullanıcı dostu *nix sistem MacOS olmaz (evet GNU/Linux kullanan birisiyim ama maalesef farklı farklı derlemeleri de olsa hâlâ MacOS&#8217;a biraz uzak) papatyalar solmaz&#8230; falan filan. Pazarlama da burada devreye giriyor aslında. iyi ürünü en iyi yapan şey bu küçük dokunuş. Apple ürünleri de, her ne kadar benim gözümde satıcısı sahibi olarak kalsa da, çok başarılı. Bu katma değer?!? ve Steve Jobs&#8217;un ürünlerine yıllardır yansıyan ikna kabiliyeti bir araya gelince herkes &#8220;bir tablet de ben alacağım&#8221; derdine düştü.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/03/blackberry_playbook.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-339" title="blackberry_playbook" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/03/blackberry_playbook.jpg" alt="" width="500" height="328" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Üretim ve tüketim yaklaşımı</strong></p>
<p>Tabletler, veriye erişim sırasında kullanılmak için üretilmiş şeyler. telefonun ekranını siz görebilirsiniz ama birkaç kişi belirli bir şeyi izlemek, değerlendirmek veya tartışmak istediğinde bir cep telefonuyla yapabileceğiniz şeyler sınırlı. Oyun oynamak, bilgiye erişmek, kısa mesajlar göndermek için tablet, yanında kocaman bir bilgisayar taşımak istemeyenler için biçilmiş kaftan. Yani bilgi üretmek değil tüketmek (<em>erişmek de diyebiliriz, daha kibar</em>) için herhalde tabletten daha iyisi yok. Tamam pil ömürleri elektronik kitap okuyucular kadar değil ama en nihayetinde renkli, büyük, şık ve çekici olduklarını söyleyebiliriz.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/03/ipadkeyboard.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-340" title="ipadkeyboard" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2011/03/ipadkeyboard.jpg" alt="" width="450" height="450" /></a></p>
<p>Veri üreten insanlar için ise insan arayüz aygıtlarına sahip olmamaları ve bağlanabilirlik seçeneklerinin kısıtlanması nedeniyle  tabletler pek fazla işe yaramayabilir. Eminim dokunmatik klavyeyle birkaç bin vuruşluk kısa bir makale bile yazmak istemezsiniz. Harici klavye ve işaretçi (<em>fare ve benzeri şeyler</em>) çözümleri elbette var ama yanınıza eklediğiniz yükten sonra hafif dizüstü bilgisayarlar ve tablet arasındaki yük farkını kapanacağı için bu noktada mantığı sorgulamak gerektiği kanısındayım.</p>
<p>Kendi adıma, geldiğim şu noktada, ne yapacağım ben tableti diyorum. Belki bir gün işime yararlar, kim bilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>氣</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/326-tablet-kime-gerekir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lenovo IdeaPad Y550 ile dokuz ay</title>
		<link>http://teknoloki.com/218-lenovo-ideapad-y550-ile-dokuz-ay.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/218-lenovo-ideapad-y550-ile-dokuz-ay.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Oct 2010 21:41:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[dizüstü]]></category>
		<category><![CDATA[dizüstü bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[dragunov]]></category>
		<category><![CDATA[geisteskontakt]]></category>
		<category><![CDATA[ibm]]></category>
		<category><![CDATA[ideapad]]></category>
		<category><![CDATA[lenovo]]></category>
		<category><![CDATA[thinkpad]]></category>
		<category><![CDATA[y550]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=218</guid>
		<description><![CDATA[IBM&#8217;den Lenovo&#8217;ya geçiş sürecinde insanların algısı &#8220;Bu Lenovo da ne ki?&#8221; sorusuna takılmış kalmış olabilir ama bu kadar uzun süre bana sorunsuz biçimde dayanabilen bir ürün sunabilen üreticinin kendisini kanıtladığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Dokuz ayı aşkın süredir kullandığım Lenovo IdeaPad Y550 hakkındaki yorumlarım burada. Hafiften sürdürüyor da olsam muhabirlik hayatımın bitişi ve güncecilik hayatımın başlayışında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>IBM&#8217;den Lenovo&#8217;ya geçiş sürecinde insanların algısı &#8220;Bu Lenovo da ne ki?&#8221; sorusuna takılmış kalmış olabilir ama bu kadar uzun süre bana sorunsuz biçimde dayanabilen bir ürün sunabilen üreticinin kendisini kanıtladığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Dokuz ayı aşkın süredir kullandığım<strong> Lenovo IdeaPad Y550</strong> hakkındaki yorumlarım burada.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/10/lenovo_ideapad_y550_yandan.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-220" title="lenovo_ideapad_y550_yandan" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/10/lenovo_ideapad_y550_yandan.jpg" alt="" width="500" height="358" /></a></p>
<p>Hafiften sürdürüyor da olsam muhabirlik hayatımın bitişi ve güncecilik hayatımın başlayışında beni tekrar selamlayan <a href="http://teknoloki.com/teknoloki-com_hakkinda" target="_self">Lenovo tarafından tedarik edilen</a> bir dizüstü bilgisayarı gündelik olarak kullandığım biliniyor. Kullanmaya başlayalı dokuz ay olan Lenovo IdeaPad Y550 model dizüstü bilgisayara genellikle oyun amaçlı kullanmaya başlamam sebebiyle <a href="http://isgucenerji.blogspot.com/search/label/dragunov" target="_blank">Dragunov</a> ismini vermiştim.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/10/lenovo_ideapad_y550_cpuz.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-222" title="lenovo_ideapad_y550_cpuz" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/10/lenovo_ideapad_y550_cpuz.jpg" alt="" width="417" height="402" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><em>Ucuz ve iyi bir işlemci olarak geçen senenin 2000 TL<br />
civarında satılan bilgisayarlarını süsleyen P8700</em></p>
<p>Bir yıl içinde üç defa LCD panelinin aydınlatma sistemi bozulan <a href="http://isgucenerji.blogspot.com/2009/07/acer-timeline-3810t-ile-ilk-deneyimler.html" target="_blank">Geisteskontakt</a> sebebiyle tek bilgisayarım haline gelen Dragunov beni aylardır takılmadan götürüyor.</p>
<p><strong>Teknik Özellikler</strong></p>
<p>Intel Core 2 Duo P8700 işlemci<br />
Nvidia GeForce GT 240 M ekran kartı<br />
2&#215;2 GB DDR3 1066 MHz bellek<br />
500 GB SATA sabit disk<br />
15,6 inç 1366&#215;768 ekran<br />
Adaptörle ~ 3 kg ağırlık<br />
802.11 n kablosuz ağ<br />
Bluetooth 2.1+EDR<br />
Gigabit LAN<br />
Birkaç defa kullandığım DVD yazabilen optik sürücü<br />
Windows 7 Home Premium Türkçe 64 bit</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/10/lenovo_ideapad_y550_gpuz.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-223" title="lenovo_ideapad_y550_gpuz" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/10/lenovo_ideapad_y550_gpuz.jpg" alt="" width="400" height="498" /></a><br />
<em>Hiç kullanamadığım PhysX, CUDA ve DC 4.1 destekleri&#8230;</em></p>
<p><strong>Katılamayan yazılım değerleri<br />
</strong></p>
<p>İç bileşenler anlamında Intel, Nvidia ve AMD gibi genel tedarikçilere göbekten bağlı olan üreticilerin ürünlerine katma değer sağlamak amacıyla yaptığı birçok eğlenceli uygulama var. Açıkçası bu tür uygulamalar sadece sistemi ağırlaştırmaya yarıyor. Lenovo IdeaPad Y550 ile gelen bu uygulamalardan sadece VeriFace isimli, kameraya &#8220;klark çekince&#8221; giriş yapmamı sağlayan yazılımı kullanıyorum. Onu da şifreleme için kullandığımı söyleyemem. TPM ve parmak izi okuyucu olsa feci sevinirdim fakat Lenovo bu tür özellikleri sadece iş kullanıcılarına yönelik Thinkpad serisinde sunuyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/10/lenovo_ideapad_y550_onekey.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-227" title="lenovo_ideapad_y550_onekey" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/10/lenovo_ideapad_y550_onekey.jpg" alt="" width="500" height="244" /></a><em><br />
Hiç basmadığım o tuş.</em></p>
<p>IdeaPad Y550 üzerinde birkaç özel işlev tuşu da mevcut fakat yedekleme ve kurtarma için olanı hayatım boyunca kullanmayacağım sanırım. Ayrıca Desktop Navigator yazılımı ve kendisi için ayrılan denetim tuşları da çok gereksiz olmuş (<em>dost acı söyler</em>). Elbette 2+1 ses sistemini yönettiğiniz <strong>Dolby Theater</strong> tuşu Windows altında gerekli arayüzü etkinleştirdiği için ara sıra kullanılıyor. Hoparlörler gördüğüm en iyisi değil ve duyduğum en müthiş sesi vermiyor ama eğlence bilgisayarı iddiasının altını yeteri kadar dolduruyor diyebiliriz. Güç düğmesinin yanındaki &#8220;sistem kurtar&#8221; tuşu ben temiz kurulum yaptığım için hiçbir işe yaramıyor.</p>
<p><strong>İç ve dış güzelliği</strong></p>
<p>Dayanıklılık anlamında, ekranın menteşelerinin biraz gevşemiş olması ve klavyenin ile çevre bağlantıların biraz tozlanmak haricinde hiçbir kusuru olmaması sevindirici. Koyu renkli de olsa parlak dış yüzeyde leke ve çizik görülebilir. Klavye ve çevresinin beyaz olması kiri çok gösteriyor fakat bununla yaşayabilirsiniz.</p>
<p>Artık Lenovo&#8217;da kıdemli kimi bulduysan söylediğim &#8220;CTRL tuşunu ne olur en sol en alt tuş yapın&#8221; cümlesi henüz yeni modellerde de gerçekleşmemiş olsa da basit (ve modele göre pek de resmî olmayabilen) bir BIOS güncellemesi ile küçük ama yerli yerinde bir CTRL ile olması gerekenden iri ama haddini bilen bir FN tuşuna sahip olabiliyorsunuz.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/10/lenovo_ideapad_y550_fn.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-224" title="lenovo_ideapad_y550_fn" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/10/lenovo_ideapad_y550_fn.jpg" alt="" width="500" height="147" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><em>Fn ve CTRL tuşlarının kullanım sıklığı. Bir ay önce tamamen kırmızıya boyanan iki tuştan şu an CTRL görevi gören Fn tuşu tamamen temiz, Fn görevine atanan CTRL ise hâlâ kırmızı.</em></p>
<p>Bu konuda daha fazla ağlamayacağım ama Türkçe Q (<em>bunu derken bile utanıyorum, Türkçe klavye F&#8217;dir; ayrıca onun adı eF değil Fe</em>) en mükemmel klavye dizilimlerini sunan üreticilerden birisi olan Acer&#8217;ın bile (<em>diğerlerinden bir tanesi de Sony&#8217;dir</em>) Uzak Doğu için üretilmiş bir modelinde FN tuşunu sol altta görünce bunun başka mesele olduğunu düşünmeye başladım. Öhm, neyse delirtmeyin beni.</p>
<p>Fiziksel dayanıklılık yanında içerideki bileşenlerin de zor şartlar altında ayakta kalabilmesi önemli bir etken. Şimdiye kadar aldığım mavi ekranların bir tanesini aşırı yüklenen sanal makinelerin bellek hatası üretmesi, diğerini ise saatlerce süren oyun seansı ve art alan yazılımlarının ürettiği bir arıza sonrası almış olmam donanımsal anlamda yüksek bir kalitenin sunulduğunu gösteriyor. Bana bu kadar dayandıysa&#8230;</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/10/lenovo_ideapad_y550_etiketler.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-230" title="lenovo_ideapad_y550_etiketler" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/10/lenovo_ideapad_y550_etiketler.jpg" alt="" width="500" height="313" /></a><br />
Ekran kartının artık güncel oyunlarda (<em>Battlefield: Bad Company 2 diyelim</em>) yetersiz kalması sebebiyle denediğim hız aşırtma işleminde bile saatlerce erimeden çalışması benzer yapıyı paylaşan Ideapad Y serisinin genel olarak verimli ve dayanıklı bir soğutma sunduğunu gösteriyor. Tabii performansı bu şekilde köklediğinizde sessiz durduğunu düşünmeyin, yapması gerektiği kadar gürültü yapıyor.</p>
<p>Port yerleşimlerinin bazıları akıllıca velâkin İKİ TANE USB YUVASININ NEDEN YAN YANA SAĞ ELİN ALTINA YERLEŞTİRİLDİĞİNİ ANLAMAK ÇOK GÜÇ! Optik sürücü öne alınsa ve o yuvalar yan yana dursa bile arkaya doğru konumlandırılsa çok daha iyi olurmuş. Şimdi bol keseden atıyorsun, bekâra karı boşamak kolay diyenler çıkabilir; fakat ürünün içinin gayet ferah olduğunu ve yapanın nasıl yaptığını az çok bilen birisi olarak mümkün diyorsam mümkündür. <img src='http://teknoloki.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Sonuç olarak&#8230;</strong></p>
<p>Lenovo IdeaPad Y serisi genel olarak olumlu bir izlenim bırakıyor. Kırpılmış özellikler için genellikle IdeaPad Z serisi konumlandırılmış olsa da bu cicili bicili ama kullanışsız özellikler yanında donanımsal yeterliliğin de azaltılması anlamına geldiği için Lenovo&#8217;nun IdeaPad Y serisi üzerinde verdiği paranın hakkını söke söke alan kullanıcılar için biraz tadilat yapması şart.</p>
<p>Oyun ve ağır yük için iş altına rahatça yatacak ve buna uzun süre dayanabilecek bir ürün serisi olduğunu bana kanıtlamış durumda. Şu sıralarda <strong>Intel&#8217;in bir Core i7 işlemcisini taşıyan bir üst model IdeaPad Y650</strong> daha yüksek oyun ve iş performansı sunuyor. Hırpalanmasın diye çok da nazik kullanmanız gerekenmeyen bir oyun ve eğlence bilgisyarı arıyorsanız bakmadan geçmeyin.</p>
<p>氣</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/218-lenovo-ideapad-y550-ile-dokuz-ay.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Intel Nvidia&#8217;yı neden övüyor?</title>
		<link>http://teknoloki.com/173-intel-nvidia-yi-neden-ovuyor.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/173-intel-nvidia-yi-neden-ovuyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 11:10:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[bulut bilgi işlem]]></category>
		<category><![CDATA[cloud computing]]></category>
		<category><![CDATA[çok çekirdekli]]></category>
		<category><![CDATA[çok izlekli]]></category>
		<category><![CDATA[intel]]></category>
		<category><![CDATA[nvidia]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=173</guid>
		<description><![CDATA[Çok izleklilik (multi-threading) günümüzde en önemli konulardan birisi. Meselenin şöhret kaynağı ise son kullanıcı tarafında gittikçe yaygınlaşan büyük verilerin çabukça işlenmesi ihtiyacı ve artık kaçınılmaz bir noktaya gelen bulut bilgi işlem teknolojileri. Elbette bulut tek başına bu tür bir talepte bulunmuyor; bununla birlikte altyapının sürekli olarak yönetilebilir kalması, bağdaşık  olmayan veri ve işlem talep yığınlarının, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok izleklilik (<em>multi-threading</em>) günümüzde en önemli konulardan birisi. Meselenin şöhret kaynağı ise son kullanıcı tarafında gittikçe yaygınlaşan büyük verilerin çabukça işlenmesi ihtiyacı ve artık kaçınılmaz bir noktaya gelen bulut bilgi işlem teknolojileri.</p>
<p>Elbette bulut tek başına bu tür bir talepte bulunmuyor; bununla birlikte altyapının sürekli olarak yönetilebilir kalması, bağdaşık  olmayan veri ve işlem talep yığınlarının, bir fiziksel sunucu altında çalışan  birçok farklı sanal makineye gönderdiği talepler için daha iyi bir eniyileme izlemi oluşturulabilmesi gibi doktora tezlerine konu olacak meseleler sebebiyle daha iyi çok izleklilik, daha yüksek koşut işleme (<em>parallel processing</em>) verimliliği ve az ve güçlü değil çok ve zayıf işlemci taleplerinin artması kaçınılmaz oluyor.</p>
<p><strong>Önce bir anı&#8230;</strong></p>
<p>Firma ve basın arasındaki ilişkiler genellikle halkla ilişkilerdir. Her ne kadar basın ayrı bir mecra da olsa, sevimli görünmek, diğer bütün hizmetlerden ve ürünlerden önce gelir. Eh, mümkün mertebe bu ilişkiler de korunmaya çalışılır. Elbette bu ilişkilerin her zaman böyle yürümediği insanlar da var; özellikle de sözünü sakınmayan muhabir dostlarımız toplantıda kim var kim yok bakmadan lafı ortaya koyabiliyorlar.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/06/corei7900ex.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-179" title="corei7900ex" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/06/corei7900ex.jpg" alt="" width="500" height="324" /></a></p>
<p>Değerli dostlarımızdan birisi Intel&#8217;in bir toplantısında, önemli mevkiye sahip bir yöneticisi de toplantıdayken, anlatılanlara tepki olarak ciddi bir çıkış yapıyor. Toplantının ortasında söz alarak &#8220;insanları kandırmaya ne kadar daha devam edeceksiniz&#8221; gibisinden bir cümleyle soğuk duş etkisini tatbik ediyor. Sözün devamında laf &#8220;bu kadar pahalı işlemcinin yapacağı işi çok ucuz ekran kartları zaten yapıyor&#8221; gibisinden bir noktaya geliyor ve tabii &#8220;yahu bak şimdi öyle değil aslında&#8221; gibi toparlama sözcükleri havalarda uçuştuktan sonra toplantı bitiyor; konu kapanıyor.</p>
<p><strong>Kuyruğa basmak ve kendi bacağına sıkmak</strong><strong><br />
</strong></p>
<p>Aslında durum biraz farklı. Intel tabii ki temel teknoloji ve iş anlamında Nvidia&#8217;yı övmez. Çok ciddi rakip durumundalar. Elbette arada bazı ticarî bağlar hâlâ var (<em>yonga seti işi</em>) ama en nihayetinde birinin ak dediğine ötekinin kara dediği paralel işleme ve süper bilgisayarların geleceği gibi konularda süren mücadele yatışmış değil. Bunun en son örneğini, Intel tarafından hazırlanan ve <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/CUDA" target="_blank">Nvidia&#8217;nın paralel işleme teknolojisi olan CUDA</a>&#8216;nın &#8220;yüz kat hızlı&#8221; iddiasını çürütmeye adanmış bir araştırma sonucunda ortaya çıkan raporda görebiliyoruz.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/06/cuda.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-180" title="cuda" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/06/cuda.jpg" alt="" width="343" height="349" /></a></p>
<p>AMD&#8217;nin FireStream&#8217;inden çok daha önce markalaşan ve kullanıcı tabanı oluşturmaya başlayan CUDA belki OpenCL ve ComputeSharer yaygınlaştıktan sonra marka değerini muhafaza etmekte zorlanacak; ama şu ana baktığımızda her şey Nvidia açısından gayet iyi gidiyor. <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Evergreen_%28GPU_family%29">ATI tarafından piyasaya sürülen 5000 serisi</a>, Nvidia&#8217;yı daha bitmemiş ve sanki alelacele yetiştirilmiş Fermi sebebiyle çok zorlasa da Nvidia&#8217;nın pazarlama cümleleri CUDA ile daha hızlı veri işleme imkânlarından ve yine CUDA&#8217;mtrak (<em>hatta onu temel alarak çalışan</em>) bir sistemle iş gören Physx ile şenleniyor. CUDA konusunda kuyruğuna basılan Nvidia ise genellikle halkla ilişkiler manevralarıyla kendisini koruyor. Fakat bu defa Intel&#8217;in kendi raporu Nvidia&#8217;nın paralel işleme tezlerini ve &#8220;işlemciyle uğraşacağınız kadar ekran kartıyla uğraşsanız hayatınız kurtulur&#8221; yaklaşımını doğruluyor. Intel kendi bacağına neden ve nasıl sıkıyor?</p>
<p><strong>Meşhur rapora bakınca&#8230;</strong></p>
<p><a href="http://portal.acm.org/citation.cfm?id=1816021&amp;coll=GUIDE&amp;dl=GUIDE&amp;CFID=94608761&amp;CFTOKEN=50783980&amp;ret=1#Fulltext" target="_blank">Intel&#8217;in raporu</a>, başlığında yazan &#8220;Nvidia&#8217;nın bizi yüze katlama iddialarına cevap&#8221; cümlesinin ötesine geçerek ciddi performans değerlendirmeleri yapıyor. Bu raporda belirli işler için Nvidia&#8217;nın CUDA teknolojisine sahip GTX 280 grafik işlemcisi Intel&#8217;in Core i7 960 işlemcisiyle kıyaslanıyor. <a href="http://portal.acm.org/citation.cfm?id=1816021&amp;coll=GUIDE&amp;dl=GUIDE&amp;CFID=94608761&amp;CFTOKEN=50783980&amp;ret=1#Fulltext" target="_blank">Buradaki bağlantıya tıklayarak ulaşabileceğiniz</a>, <strong>37. Uluslararası Bilgisayar Mimarisi Sempozyumu</strong>&#8216;nda sunulan raporda Nvidia&#8217;nın işlemcilerinin süper bilgisayar işlemlerinde Intel&#8217;in işlemcilerini yüze katlamadığı kanıtlanmış durumda.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/06/abstract.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-183" title="abstract" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/06/abstract.jpg" alt="" width="470" height="192" /></a></p>
<p>Fakat araştırmada yazılan özette (<em>ve tabii ki raporun içinde kanıtlarıyla sunulan verilerde</em>) çok ciddi bir sıkıntı var:<strong> GeForce GTX 280, kendisinden birkaç kat pahalı olan Core i7 960&#8242;ı, süper bilgisayar mimarisine benzetilen test ortamında en fazla 14&#8242;e, ortalamada da 2,5&#8242;e katlıyor.</strong></p>
<p><strong>Özetle&#8230;</strong></p>
<p>Intel CUDA ve benzeri, paralel akış işlemcilerini kullanan sistemlerin çalışma mantığı ve teknolojisini kabullenmiş durumda. Sadece henüz kendilerini yüze veya bine katlamadıklarını kanıtlayabiliyorlar. Açıkçası paralel işlemci yoğunluğu, ölçeklenebilirlik ve yükseltilebilirlik gibi kavramlara hiç girmeden (<em>gerekiyorsa söyleyin gireyim</em>) akış işlemcilerinin (<em>stream processors</em>) süper bilgisayarlarda daha fazla yer alması ve daha fazla yayılması konusunda engel barındırmayan bir teknoloji. Yazılımcılar açısından kullanımı biraz daha kolay hale getirildiğinde ve platformlar arasındaki uyumluluk artırıldığında çok pahalı işlemcilere para vermek kimse istemeyebilir. Belki de AMD&#8217;nin şirket sloganını bile &#8220;The future is fusion&#8221; yapmasının hikmeti budur; belki grafik işlemcisi ve klasik merkezî işlemciyi bir araya koymaktan fazlasını bile yapacaklar. Bekleyip göreceğiz.</p>
<p>氣</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/173-intel-nvidia-yi-neden-ovuyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Verinizi kendiniz yönetin</title>
		<link>http://teknoloki.com/157-verinizi-kendiniz-yonetin.html</link>
		<comments>http://teknoloki.com/157-verinizi-kendiniz-yonetin.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 21:37:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Berkin Bozdoğan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Donanım]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılım]]></category>
		<category><![CDATA[data management]]></category>
		<category><![CDATA[değerli veri]]></category>
		<category><![CDATA[depolama]]></category>
		<category><![CDATA[nas]]></category>
		<category><![CDATA[network attached storage]]></category>
		<category><![CDATA[san]]></category>
		<category><![CDATA[storage area network]]></category>
		<category><![CDATA[veri yönetimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://teknoloki.com/?p=157</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayarımızın veya iş icabı değerli verilerin  sıkça yedeğini alan insanlarız. Peki bu yedekleri nasıl alıyoruz; önemli verileri nasıl saklıyoruz? Peki ya mekândan ve platformdan  bağımsızlık hakkında neler biliyoruz? Verinizi yönetmek sizin elinizde. Verinin verimliliği Hayatımızın önemli bir kısmını oluştuıran sayısal veri, hem değişikliklerden hem de felaketlerden sonra sayısal hayatımızın nasıl ve ne kalitede devam edeceğini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilgisayarımızın veya iş icabı değerli verilerin  sıkça yedeğini alan insanlarız. Peki bu yedekleri nasıl alıyoruz; önemli verileri nasıl saklıyoruz? Peki ya mekândan ve platformdan  bağımsızlık hakkında neler biliyoruz? Verinizi yönetmek sizin elinizde.</p>
<p><strong>Verinin verimliliği</strong></p>
<p>Hayatımızın önemli bir kısmını oluştuıran sayısal veri, hem değişikliklerden hem de felaketlerden sonra sayısal hayatımızın nasıl ve ne kalitede devam edeceğini belirleyen en önemli unsurlardan birisidir. Birçok kişinin bilerek veya bilmeyerek yaptığı bilgisayara format atıp tekrar kurma işlemi kadar kişisel verileri ve ajandaları bir mobil cihazdan diğerine aktarabilmek veya tek bir noktadan erişilebilir hale getirmek önemli bir gereksinim. Elbette veriyi verimli ve istediğiniz ölçüde ulaşılabilir durumda barındırabilmek önemli bir mesele. Bu işi nasıl başaracağınızı öncelikle elinizde olabilecekleri inceleyerek başlayalım.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/03/seagate_freeagent_go.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-163" title="seagate_freeagent_go" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/03/seagate_freeagent_go.jpg" alt="" width="428" height="400" /></a><em>Yedekleme sistemlerini abartmaya gerek yok. Bu tür minik bir disk bile işinizi görür.</em></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Bilgisayardaki veriler</strong></p>
<p>Hepimizin bilgisayarında fotoğraflar, video dosyaları, üzerinde çalışlan belgeler ve örneğin oynanan oyunların yedekleri olması kuvvetle muhtemeldir. Elbette bazı oyunlaırn yedeğini tamamen almanız mümkün değilse bu miktar çok düşük kalabilir; fakat örneğin World of Warcraft oyuncuların internetten tekrar 18 GB veri indirmek zorunda kalmamak için oyunun tamamını yedeklemek isteyebilirler.</p>
<p>Yedeklenecek verinin niteliği ve kayıp anındaki maddi ve manevi maliyetine göre özel yedekleme izlemleri oluşturulabilir. Örnek bir senaryo üretelim mi?</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/03/windows_yedekleme.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-164" title="windows_yedekleme" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/03/windows_yedekleme.jpg" alt="" width="388" height="244" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><em>Windows içindeki yedekleme sistemi de bir yazılım olarak işinizi görebilir.</em></p>
<p style="text-align: left;"><em><span style="font-style: normal;">Şimdi elbette birçok kişi internetten indirdiği yasal veya yasa dışı verileri de yedeklemek isteyecektir; ama bunu daha farklı bir konuda anlatmak lazım; zira şimdilik öncelikli derdimiz kişisel ve çoklu ortam haricindeki, kaybedildiğinde yine üretilmesi gereken verileri  yedeklemek olacak.</span></em></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Neler var neler!</strong></p>
<p>Nelerin yedeklenebilecek nelerin ise es geçilebilecek olduğu sadece sizin ne kadar vaktiniz ve depolama alanınız olduğuna başlı bir şey. Yeterince vaktiniz ve yeterli büyüklükte, sadece bu işe ayırabileceğiniz bir depolama biriminiz varsa alırsınız kocaman yedeği , işiniz görülür. Fakat,  sadece elzem (<em>ki bu tanımı yapabilmek tamamen size bağl</em>ı) dosyaları yedekleyebilmek, bunu artıksız olarak yapabilmek, hatta dahga ileri sistemlerle depolama alanının veirlmliliğini artırabilmek önemli karar ve izlemlerle mümkün olabilir.</p>
<p>Kendimden yola çıkacak olursam, 1,5 GB’lık genel belgeler, bir o kadar resim dosyası (<em>bunların içinde çektiğim dijital fotoğraflar yok</em>), Mozilla Firefox ve benzeri yazılımların yapılandırma dosyaları ile masa üzerinde duran ve bu yazı gibi üzerinde çalıştığım şeyleri üst üste koyduğumda en fazla 4 GB ediyor. Dolayısıyla en fazla son iki yedeği saklasam 10 GB etmeyen bir veri yığını var.</p>
<p><a href="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/03/qnap_ts-439-pro_small.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-162" title="qnap_ts-439 pro_small" src="http://teknoloki.com/wp-content/uploads/2010/03/qnap_ts-439-pro_small.jpg" alt="" width="400" height="348" /></a></p>
<p>Elimdeki veri miktarını düşününce son on yedeği saklasam bile sadece 100 GB büyüklüğünde bir veri yığını saklıyor olacağım. Gelişmiş yedekleme ve tekilleştirme (<em>deduplication</em>) sistmeleri kullanmadan da çok fazla veri sirafı yapmadan yeterli bir yedekleme sistemi kurmuş olabiliyorum. Tabii bütün işi elle yapmayı seviyorsanız bu yolda gidebilirsiniz. Öteki türlü bu işi yapan birçok yazılım mevcut. Hatta, bunu Windows 7 bile kendi kendine yapabiliyor.</p>
<p>Sonraki yazıda bireysel yedekleme için kullanılabilecek kayıt ortamlarından bahsetmek ve çözüm önerme görevini yerine getireceğim.</p>
<p>氣</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://teknoloki.com/157-verinizi-kendiniz-yonetin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

