Büyük birader her yerde

1984 gerçekleşti, Cesur Yeni Dünya yolda. Zannedersem tek eksiğimiz Skynet!

Bu yazı ilk olarak Dağ Medya’da 14 Ağustos 2013 tarihinde yayınlanmıştır.

Birleşik Devletler’in CIA ve NSA güvenlik operasyonlarında çalışan Edward Snowden’in elindeki bilgileri kamuya açmasından sonra her tarafımızın birileri tarafından didik didik edildiğiyle ilgili hiçbir şüphemiz kalmadı. Elbette bu tür fikirler 21. Yüzyılın başından bu yana asla bilim kurgu edebiyatı muamelesi görmedi; zira birbirine bağlı bilgisayarlar ve yakınsama sayesinde ceplerimize kadar giren akıllı, daha önemlisi İnternet bağlantılı telefonlar sayesinde veri hareketi hızlandı ve her yere yayıldı.

Hepimiz potansiyel suçluyuz

İstisnaları olabilir fakat dünya üzerindeki birçok ülke şu an terbiye sınırlarının çok ötesinde bizi, hepimizi izliyor. Birleşik Devletler çok daha eğlenceli mesela; tüm dünyayı izliyoruz ama vallahi Amerikan vatandaşlarını izlemiyoruz diyebiliyorlar, hem de tüm dünyanın gözünün içine bakarak… Çünkü istihbarat örgütleri artık insanları, bunu açık açık söylemeseler de, ikiye ayırıyor: Suç işlemişler, muhtemelen bir gün bir yerde bir suç işleyecek olanlar. Bu paranoya seviyesi insanlar ve hükümetler arasındaki büyük dijital duvarın yıkılmak yerine güçlenmesi nedeniyle gittikçe artıyor. Ara sıra bu duvarı ifşa eden Snowden gibi insanlar sayesinde konunun ciddiyetinden haberdar oluyoruz.

Dijital ortamda yaptığımız her şey ve analog olarak hazırlandıktan sonra dijital hale getirilen şeylerle birlikte tamamen takip altında. Bir örnek vereyim: Elektronik postaları düşünün. Hangi tarih ve saatte hangi sunucudan yola çıktığı, hangi sunucu ve yönlendirici sistemlerinden, hangi İnternet omurgası üzerinden taşınarak hangi e-posta sağlayıcısının hangi konumdaki sunucusu tarafından hangi tarih ve saate alındığı hemen tespit edilebilir. Elbette kendi, geçici e-posta sunucunuzu oluşturup, oraya da dolambaçlı yollardan bağlanarak e-postanın sizin tarafından gönderildiğini gizlemeniz mümkün. Bu elbette zor bir iş, yine bir şekilde takip edilebilme olasılığınız var. Ama isterseniz bir de konvansiyonel posta sistemini kullanmayı deneyin…

Yolda yürümek daha fena desem?

Dijital takip bir yere kadar çalışıyor, henüz sınırları var (vah vah!). Mesela, elbette açıkça görülebileceği gibi, İnternet’e girmeyenleri izleyemiyorlar. Her ne kadar dünya nüfusunun önemli bir kısmı İnternet’i olan bölgelerde yaşıyor ve neredeyse her cep telefonu bir şekilde İnternet erişimine sahip olsa da en nihayetinde herkes cep telefonu sahibi değil veya İnternet erişimi imkanını cep telefonu aracılığıyla değerlendirmiyor.

surveillance_cam_500px

Daha fazla oranda müşterek yaptığımız şey ise evden çıkmak. Evden çıkınca ise bankaların ATM’lerinden para çekiyoruz, toplu taşıma için elektronik biletlerimizi kullanıyoruz, alışveriş yaparken plastik para kullanıyoruz, çeşitli güvenlikli mekanlara girip çıkıyoruz… Hepsini yaparken hem kullandığımız ödeme şekilleriyle hem de fiziksel olarak kameralarla tespit ediliyoruz. Yalnızca devlet terörüne ve polis şiddetine tanık olduğunda çalışmayan kameralar veya imha edilen kayıtlar bizim için sürekli devrede ve potansiyel suçlu olarak görünen sade vatandaşları sürekli röntgenlemek için kullanılıyor.

Skynet adımı henüz yok

Tüm denetim mekanizmaları ve takip teknolojileri insanların dikizlenmesi, fişlenmesi ve “hassas” sözcüklere karşı daha duyarlı hale getirilmiş tarama algoritmaları haricinde doğrudan evinden aldırma alarmı gibi meselelerde yapay zekâya bırakılmış bir sistem yok. Hâlâ insan iş gücüyle ilerleyen istihbarat sistemleri Terminator filminde gördüğümüz kendi kendisine karar verip uygulayan, insanlığa ve kendisine tehdit olarak gördüğü şeyleri ortadan kaldırmak için kendisini harekete geçiren Skynet’e dönüşmedi.

İnsanlığın kendisinin insanlığa tehdit oluşturduğunu ve durdurulması gerektiğini düşünen yapay zeka sistemleri Asimov’la başlayan ve oradan birçok farklı kurgu öğesinde yer bulan bir yaklaşım. Bizim istihbaratçı doğal zekâların da aynı şeyi bizlere çok daha ileri bir paranoya seviyesinde önleyiciliğin en aşırı uçlarında yapması en kibar deyişle biraz cık huzursuzluk veriyor.

Müteakip yazıda takip edenlerle onlardan kurtulmaya çalışanların arasında kızışan mücadele ve devamında ise bu fişleme delisi doğal zekâları nasıl delirtebileceğimizle ilgili birkaç şey anlatacağım. Madem insanlık adına bizleri hoş olmayan günler bekliyor, son anlarımızı eğlenerek geçirelim.

 

 

Etiketleri: , , , , , ,

Yorum Yapın

*