BlackBerry’nin derdi ne?

Son zamanlarda iki Körfez ülkesinin Research In Motion‘un akıllı telefon sistemi BlackBerry’ye karşı başlattığı bazı hizmetleri engelleme girişimleri “sıra kimde” sorusunu akıllara getirirken bunun sıradan bir devlet rahatsızlığı olmadığı kanısında olanlar da “neden” diye sormaya başlamış durumda.

BlackBerry cihazları özellikle kurumsal kullanım için tasarlanmış, son derece güvenli veri iletişim teknolojilerine sahip biçimde şirketlerin saha elemanlarıyla iletişimde kalmasını, kendi şirket ağları, e-posta sistemleri ve bilgi paylaşım mekanizmalarına kolayca iletişimde kalacak şekilde kullanmalarını sağlayan ürünler olarak eşsizler. Eğer BlackBerry sistemlerini hakkını verecek şekilde kullanacak altyapınız yoksa gerçekten BlackBerry kullanıyor sayılmazsınız; zira bu akıllı telefonların uzaktan yönetilebilirlikleri ve güvenlik sistemleri tamamen üst seviye kurumsal pazara hitap ediyor. Elbette bunlar şahsi kanaatim; sadece e-posta için de kullanan yok mudur? Vardır.

Fazla güvenlik zararlı

Her yerel yönetim gibi Türkiye’de de BlackBerry’nin korunaklı yapısı devlet organları tarafından “ulan ne oluyoruz?!?” nidalarıyla incelemeye alındı. Zira, bu telefonlar üzerinden aktarılan veriler, varacağı yere gidene kadar (basitleştirilmiş tanım 🙂 ) takip edilemiyor. Yani, siz bireysel bir kullanıcıysanız bile gönderdiğiniz veri Research In Motion‘un Kanada’daki merkezleri üzerinden internete çıkacağı ve oradan denize dökü… öhm… ilgili yere ulaşacağı için kendi memleketiniz sınırlarında takip edilemiyor.

İsteyen nasıl izliyor?

Elbette böylesine bir güvenlik devletler tarafından aşılmaz değil. Her türlü kişisel mahremiyetinizi ayaklar altına almaya meraklı olan devletler Research In Motion ile anlaşmalara vararak ilgili ülkeden Kanada semalarına doğru ilerleyen veri paketlerini ulaştıkları noktada kendi istedikleri biçimde denetlemenin yolunu RIM ile anlaşarak bulabiliyorlar. Türkiye’de TK tarafından yapılan araştırma da bu konuları kapsar nitelikteydi. Körfez ülkelerinden farklı olarak (artık ne talep ettilerse alamadılar ki kullanıma kısıtlama getirdiler) Türkiye’de kullanımda bir sıkıntı yaşanmayacağı; fakat resmî olarak takip edildiğimizi bilerek kullanmaya devam edebileceğimizi söyleyebilirim.

İşin diğer tarafı

Elbette güvenlikle ilgili arka planda kalan bir sorun var: Sizin gizli dediğiniz bilgilerin doğrudan başka ülkeye taşınması. Bu da kendisini güvende hisseden firmalar için bir başka tehdit durumunda. Zira bir kere denetimden çıkan verinin kimin tarafından izlendiği hakkında çok fazla bilginiz olamayacağına bahse girerim.

Sıradan e-posta sistemleri de bu tür izlemelere açık; fakat BlackBerry sisteminin yarattığı güvenlik ve gizlilik hissinin bir yanılsamadan ibaret olduğu gerçeği herkesçe malum değilse daha büyük sorunlarımız var demektir. Yakında GPG ve benzer sistemlerin kullanımı konusunda da yasaklar havalarda uçuşursa çok fazla şaşırmayın.

Etiketleri: , , , , , , , ,

“BlackBerry’nin derdi ne?” konusu için 3 yorum var

  1. Cem GÜLER demiş ki:

    Kurumsal veri güvenliği deyip, her noktada çeşitli kısıtlamalara giden şirketler herhangi bir seviyede BB kullanımına izin verdikleri sürece başarısız oluyorlar. Sıkıntı BB’nin tasarımı gerçekten şahane olmasında, yani elinde tuttuğunda güç bende hissi vermesinde.

    Ya herşeyi geçtim, BB e-posta ayarları operatör seviyesinde yapılıyor, mesela Vodafone’u aradığında BB posta ayarı yaptıracam, yardımcı olun denildiğinde karşınızdaki kişi sizden email adresiniz, kullanıcı adınız ve şifrenizi istiyor 😀 Daha ne denilebilir ki?

  2. haps demiş ki:

    nasıl yani kullanici adimi mail adresimi şifremi istiyor öylemi oluyor muş mail ayarlari blackberry de

  3. Cem GÜLER demiş ki:

    Vodafone bu şekilde, Türkcell için BB domaini altında bir uygulama var. Tabii BB’nin kendi email push servisi şirkete kurulursa ne oluyor, nasıl oluyor bilmiyorum. Bu dediğimi ben bizzat yaşadım, hatta haftasını doldurmadı daha.

Yorum Yapın

*